Kuzey Makedonya’da Seçimler: Kurumsal İntibak ve Yeni Siyasal Çerçeve

12 Temmuz 2020

 

Covid19 salgını Kuzey Makedonya’da gerçekleşmesi planlanan 2020 erken genel seçimlerini büyük oranda etkiledi. 12 Nisan’da yapılması planlanan seçimler 15 Temmuz’a kadar ertelenirken ülke seçim ve salgın sürecini, Ocak ayından itibaren teknik hükümet ile yönetmek zorunda kaldı. Seçim tarihi konusunda tartışmalar, kurumlara olan güven, salgınla mücadelede başarısızlıklar, salgınla ilgili kısıtlamaların kaldırılması sonucunda vaka ve ölüm sayılarının ciddi artış göstermesi seçim sürecini doğrudan belirledi. Yapılan tüm araştırmalarda düşük katılımlı bir seçimin ve %35’ün üzerinde değişik nedenlerden dolayı oy kullanmayacak olan bir kitlenin varlığını ortaya koyuyor. Halkın büyük çoğunluğu Covid19 sürecinin etkisiyle de kurumları, ekonomi ve hukuk alanını sorunlu görüyor.

Salgın öncesi dönemde ise Sosyal Demokratlar Birliği (SDSM) öncülüğündeki iktidar koalisyonunun  2017-2019 dönemi boyunca gerçekleştirdiği iç ve dış siyasal reformlardan ötürü olumlu imaja daha yakındı. Uluslararası ve bölgesel anlaşmalar, iç siyasi yargılamalar, anayasal değişiklikler, Arnavut kökenli birinin Meclis Başkanı seçilmesi, Arnavutçanın  resmileşmesi, isim değişikliğiyle ortaya çıkan siyasal dönüşüm NATO üyeliği ve “ani bir kararla” Avrupa Birliği ile müzakerelere başlama sürecini doğurdu. 30 yıllık Cumhuriyet tarihi boyunca yaşanan, güvenlik ve iç barış/bütünlük sorunları NATO şemsiyesi ve Avrupa kültürüne/kurumsal yapısına “intibak” ile aşılacağı öngörülüyor. Bu çerçevede mevcut iktidar bloku devlet, hukuk ve güçlü ekonomi taleplerini AB ve NATO üyeliklerini gelecek perspektifinin merkezine koyarak karşılayacağını iddia ederken muhalefet bloku salgına da gönderme yaparak özellikle hantal ve güven vermeyen devlet, yolsuzluklar ve başarısız ekonomik politikaları eleştirileri ile seçmenden oy talep ediyor.

 Kuzey Makedonya’nın siyasal blokları

 2017-2019 dönemi boyunca gerçekleşen siyasal dönüşüm ülke siyasetindeki blokları, siyasal sorunları, çözümleri, vaadleri, ülkeye dair gelecek perspektiflerini iktidar ve muhalefet açısından kayda değer bir oranda ortaklaştırmışa benziyor. Her ne kadar milliyetçilik tüm partilerin sıkıştıklarında kitleleri konsolide etme konusunda her daim kullandıkları politika enstrümanı olmaya devam etse de kimlik politikaları, bölünme tartışmaları, iç ve dış düşman söylemleri 2017’e ye göre gerilemiş durumda. 2020 erken genel seçimlerde partilerin seçim beyannameleri bu çerçevede ülke siyasetinin kurucu unsurlarının tasavvurlarına dair fikir veriyor. Seçim beyannameleri siyasi partilerin iç ve dış politika tercihleri, ekonomi politikaları, sosyal hayata dair önerileri, ideolojik eğilimleri ve ülkenin  temel meselelerinin ne olduğunu ortaya çıkarma adına eşsiz bir işlev görüyor. Diğer yandan da seçim beyannameleri demokratik kültürün, kurumsal kapasitenin, derin iç ve dış politik açmazların, kimlik sorunlarının, lider kültünün yerleştiği ülkelerde yazılı vaatlerin-söylem-eylem dengesini kolaylıkla oluşmadığını birçok örnek göstermektedir. Dolayısıyla seçim vaatleri uygulanan politikalara dönüşmediği gibi seçmene hesap sorma aracına ve referansına da dönüşmüyor. Tüm bu çerçeve Kuzey Makedonya’da seçim programlarının siyasal partiler açısından nasıl kurgulandığını birçok yönüyle irdelemenin önemini ortaya koyuyor.

Kuzey Makedonya’da mevcut siyasal partiler seçim öncesi ittifaklarla dört ana bloku ürettiler. Mevcut iktidarın en büyük ortağı ve birçok ankete göre az da olsa seçimleri önde götüren parti olan Sosyal Demokratlar Birliği (SDSM) ve koalisyonu (Arnavut BESA partisi ile ittifak yaptı) “Yapabiliriz” seçim sloganı ile oluşan siyasi blokun en güçlü ayağı olarak dikkat çekiyor. Birçok küçük Makedon partisi ile ittifak kuran milliyetçi muhafazakar Makedon İç Devrimci Örgütü (VMRO DPMNE) partisi ise “Doğrul Makedonya-Makedonya İçin Yenilenme” sloganı ile siyasal blokların muhalif kanadını oluşturmaktadır. Demokratik Bütünleşme Birliği (BDİ) ise “Neden Olmasın” seçim sloganı ve Arnavut Başbakan seçim vaadi ile ülkedeki Arnavutların kurucu partisi ve 18 yıldır iktidar ortağı olarak üçüncü bloku temsil etmektedir. “Şimdi Zamanı” seçim sloganıyla muhalefet blokunun bir diğer ayağı olan ve seçimlerde ittifak kuran Arnavutların İttifak Partisi (AA) ve Alternativa (AAA) partileri dikkat çekiyor.

Seçim beyannamelerinde öne çıkan sorun alanları

Siyasal dönüşüm sonucunda Batı blokuna intibak sürecinin resmileşmesine rağmen ülke bir dizi derin krizle karşı karşıya. Siyasi blokların seçim beyannameleri incelendiğinde ülkenin 6 temel kriz alanına sahip olduğunu ve siyasal partilerin bu alanlara yönelik politikaları merkeze aldıkları ortaya konulabilir: Devlet, ekonomi, hukuk, göç ve gençlik, demokrasi açığı ve AB/ NATO.

Covid19 salgının etkisiyle dünyada ortaya çıkan güçlü-etkin-sosyal devlet talebi ülkede hem vatandaş hem de siyasi politika ve kültür açısından merkeze yerleşmiş gözüküyor. Yapılan son anketlere göre vatandaşların %31 ülkenin ağır yönetim sorunlarına sahip olduğunu düşündüğünü öne çıkarıyor. 1990 sonrası siyasal, ekonomik ve toplumsal geçiş ülkeleri içerisinde yer alan Kuzey Makedonya, kurumsal devlet yapısını inşa etmekte güçlük yaşamış başarısız devlet kategorisine yaklaşmıştır. Hantal-işlevsiz, güven üretemeyen bürokrasi, yolsuzluklara ve siyasallaşmaya konu olan kurumlar ve bunun yanında kimlik politikaları ile devlete olan güven birçok açıdan zedelenmiş. AB müktesebatından güvenlik incelemelerine, ehliyetten liyakata, dijital bürokrasiden herkesin devletine kadar birçok vaat siyasi yelpazenin her kesiminden seçim programlarının merkezinde yer almaktadır. Devlet ve kurumlarına dair kriz tespiti hukuk ve demokrasi açığını da doğal olarak sorunsallaştırıyor ve siyasetin konusuna dönüştürüyor. Adil yargılama, mahkemeler, rüşvet alan yargıçlar ve savcılar, kimliklere göre değişen yargılamalar algısı ülkede yaşayan herkesin kanun, hukuk ve adalete olan güvenini olumsuza dönüştürmüş. Anketlerdeki verilere göre her üç vatandaştan ikisi mahkemelere güven duymuyor. Hukuk üstünlüğünün yara aldığı bir ortamda demokratik kurumlarının ve kültürünün yerleşmesi pek mümkün gözükmüyor bu çerçevede siyasi partilere ve politikalarına olan güven de büyük ölçüde erozyona uğramış. 

Kalkınma, istihdam, büyüme, yatırımlar, bütçe konuları siyasal partilerin ve seçmenlerin ilgisine doğal olarak çekiyor.  Programlar büyük ölçüde ekonomik vaatlere ve politikalara ayrılmış. “Avrupai ekonomi”, yeni ekonomik program, altyapı yatırımları, istihdam-kalkınma-büyüme, ekolojik devlet konuları özellikle mevcut iktidar ortakları SDSM ve BDİ tarafından kendi programlarında yoğunlukla yer verilmiş. Muhalefette yer alan VMRO DPMNE ise bütçe politikaları, uluslararasılaşma dijital ve yenilikçi ekonomi, istikrarlı enerji sektörü, yeni tarım politikaları gibi konularla farklılaşırken Arnavut muhalefet bloku eşit bölüşüm, ademi-merkeziyetçi vergi politikaları ve bütçeler, çevreci ekonomi gibi politikalara yoğunlaşmış.

Seçim beyannamelerin öne çıkan bir diğer ortak konusu da gençler ve onunla ilişkili göç konusu olmuş. Genç işsizlik oranlarını yüksek olması, düşük ücretler, nitelik sorunu yaşayan eğitim, AB vize serbestisi gibi nedenler gençlerin hem iş hem de eğitimleri için yoğun olarak göç etmelerini doğuruyor. Toplum ve siyaset kurumu bunun farkında ve çözümü için birçok politika üretmeye çalışmış. Gençlerin istihdamına ve yeni kuracakları şirketlere yönelik teşvikler, gençlere yönelik fonlar, inovasyonlara dair destekler, sporun öne çıkarılması, siyasette aktif yer almaları gibi değişik içeriklerle birçok politika partilerin ana gündemine dönüşmüş.

NATO ve AB üyelikleri ise büyük ölçüde siyaset yapıcıları tarafından güvenlik sorunu ve yaşanan iç siyasal yarılmanın sonu olarak tanımlanıyor. Siyasal partiler farklılaşan küçük nüanslara sahip olsa da NATO ve AB üyeliğini ülkenin gelecek tasavvuru açısından alternatifsiz bir tercih olarak görmekteler. İktidar partileri Batı kurumsal yapısına intibak sürecini daha çok ekonomik kalkınma, ortak pazar, istihdam, güvenlik, çok kültürlülük üzerinden öne çıkarırken muhalefet bloku ise AB müktesebatı çerçevesinde hukuka, kurumların yeniden inşasına, demokrasiye, temsilde adalete, adem-i merkeziyetçiliğe sarılmaktalar.

Siyasal Partiler ve Seçim Programları: Avrupa Birliği, Devlet  ve Gençler

Sosyal Demokratlar Birliği (SDSM) öncülüğünde ittifakın seçim beyannamesi mevcut iktidar olma avantajını kullanarak detaylı hazırlanmış, yapılanlar ve yapılacak olanlar listelenmiş. Merkez sol olarak kendini tanımlayan parti, Avrupa Birliği’ni “evimiz” olarak görerek değerlerine, kültürüne, müktesebatına  yoğun olarak atıf yaparak güçlü bir gelecek perspektifi inşa etmeye çalışmış. Ülkenin çok kimlikli yapısının ürettiği kimlik sorunlarına “herkes için eşit toplum” ve Avrupa kültürünün içselleştirilmesi ile çözüm üretileceğini iddia etmiş. Seçim programının ilk maddesi Yeni “Makedon” Ekonomisi olarak isimlendirilmiş fakat içeriğinde Avrupai Ekonomi, AB standartları, Avrupai altyapı, tarım politikaları gibi AB’ye birçok alt maddede referansta bulunulmuş. Covid19 salgınını, yeşil siyaset konularını seçim programının maddesi olarak belirleyerek birçok partiden ayrışmış. Etkin devlet ve hukuk üretimini ise dijitalleşme ve yüksek standartta etik değerler ile çözülebileceğine inanan bir yaklaşımı ortaya koymuş.

VMRO DPMNE muhafazakar, milliyetçi eğilimleri barındıran Kuzey Makedonya siyasetinin merkez sağ partilerinin başında geliyor. 2008-2016 iktidar döneminden sonra büyük ölçüde eski kadroları ya hapse mahkum oldu ya yurt dışına kaçtı yada pasifize edildi. Süreç parti kadrolarının zorunlu olarak yenilenmesini sağladığı gibi milliyetçi, muhafazakar söylemini törpüleyerek yumuşatmasına neden oldu. Parti 2017-2020 dönemini Makedon tarihi ve kimliği açısından karanlık dönem olarak görse de (seçim sloganı olarak Doğrul Makedonya-Makedonya İçin Yenilenme olarak tercih etmiş) 8 yıllık iktidarının güvenlikçi politikalarının hafızalarda yer alması seçim programını daha pozitif konular üzerinden inşa etmesine neden olmuş. Devlet işleyişi ve kurumlar sorunsallaştırılıp seçim programının başında yer verilmiş. Etkin kamu maliyesi, dijitalleşme, anayasal ve siyasal sistemin yenilenmesi, yolsuzlukla mücadele bu sorunlara verilen cevaplar olarak dikkat çekiyor. Uluslararasılaşma, inovasyon, nitelikli eğitim vs. rekabetçi ekonomik politikaların bel kemiği olurken bütünleşmiş, istikrarlı ve güvenli bir ülke imajı dış politikanın temel unsurları olarak ifade edilmiş. Sosyal Demokratlar da olduğu gibi sosyal politikalar VMRO’nun da öne çıkan bir diğer önemli politika alanı olmuş.

18 yıldır Arnavutları temsilen tüm hükümetlerde iktidar ortağı olarak yer alan Demokratik Bütünleşme Birliği (BDİ), yükselen muhalefeti dengelemeyi amaçlayan “Arnavut Başbakan” vaadini öne çıkarttı. Mevcut hükümet ortağı SDSM, BDİ’nin bu vaadine karşı çıkarak koalisyonun dışında kalırsınız karşılığını verse de milliyetçi muhalefet dalgasını kırma adına işlev gördüğü aşikar. BDİ özellikle yolsuzluk, belediyelerdeki rantlar, eşitlik talebini yerine getirememesi, yıpranmışlık gibi birçok konu ile Arnavut partileri tarafından yoğun olarak eleştirilmekte. Fakat devlet aygıtını ve onun süreçlerini tanıma gücü, liderliğe sahip olması, kurucu parti vasfı, istihdam sağlayıcılığı gibi özellikleri güvensizliklere rağmen partiye muhalefete düşürmüyor. Partinin seçim programının birinci maddesi Batı bloku ile bütünleşmeye ayrılmış durumda. SDSM gibi BDİ de gelecek perspektifi bağlamında güçlü bir çerçeve sunmayı öncelemiş. Farklı olarak NATO’ya üyelik daha da öne çıkartılmış. Hukuk alanındaki sorunlara tüm partilerden farklı olarak bürokratlara, hakim ve savcılara vs. “güvenlik incelemeleri” çözümünü öne sürmüş. Kalkınma ve istihdama dair politikalar, ekonomi vizyonunun merkezinde yer almış. Gençlik ve göç ise öne çıkarttığı bir diğer konu olmuş.

Kuzey Makedonya siyasi yelpazesinin muhalif kanadında yer alan ve seçim ittifakı oluşturan Arnavutların İttifakı ve Alternativa partileri de iktidar ortağı olma potansiyelleriyle ilgi çekiyorlar. İttifak, Arnavutların milliyetçi-seküler ideolojik çerçevesi ile dindar eşitlik-adalet talep eden partilerini bir araya getirmiş durumda. “Şimdi zamanı” seçim sloganı ile özellikle 18 yıldır iktidarda kalarak Arnavutları temsil eden BDİ’ye muhalefetleri ile öne çıkıyorlar. Muhalif söylem yolsuzlukları, ayrımcılığın önüne geçilememesini, temsil sorunlarını, Arnavut kültürünün asimile edilmesi gibi bir çok konuyu siyasal eleştiri konusu haline dönüştürmüş. 2020 erken genel seçimlerinde ilan ettikleri seçim beyannamesine göre “herkese eşit devlet” perspektifi siyasi tasavvurlarının merkezinde yer alıyor. Tam eşitlik ve hukuk devleti kendilerine göre ancak herkese eşit olan devleti ve kurumların inşa edilmesi ile ortaya çıkacaktır. Yeşil siyaset, dijitalleşme, dengeli ve eşit bölgesel kalkınma, insan sermayesine yatırım, AB müktesebatının içselleştirilmesi sonucunda Batı ile bütünleşme temel siyasi vaatlerini oluşturmaktadır.

Diğer yandan Türk azınlığını temsil eden “üç Türk partisi” reel siyasetin dinamiklerini dikkate alarak ittifaklarda yer aldı. Türk Demokratik Partisi ile Türk Hareket Partisi, Sosyal Demokrat Birliğin (SDSM) ittifakında yer alırken Türk Milli Birlik Partisi VMRO-DPMNE ile seçim öncesi ittifakı tercih etti. Kuzey Makedonya’nın Makedon merkez partilerinin listelerinde yer almak Türk azınlığın ilk kez 4 milletvekili ile temsilini ortaya çıkartabilir. Seçim sürecinde partiler, kendi aralarındaki rekabeti, Türk azınlığın temsilini, haklarını, eğitim imkanlarının iyileştirilmesini ve Türkiye ile ilişkileri öne çıkarttılar. Kuzey Makedonya’nın özellikle AB süreci iç ve dış siyasi tercihlerini etkileyerek Türkiye ile ilişkileri mesafeli, durağan, FETÖ gibi sorunlara çözüm üretemeyen bir yapısal duruma dönüştürebilir.

Olası Seçim Sonuçları

Siyasal parti programları siyasal kültürün koordinatlarını verse de çok uluslu, çok partili, ittifakların her daim değişebildiği, kırsal nüfusun yüksek oranda olduğu bir bölgenin reel siyasetin acımasız hamlelerini göstermede eksik kaldığı aşikar. Diğer yandan da kurumlara ve siyasal partilere olan güvenin azalması, Covid19 süreci, anketlere yansıyan %35 oy kullanmayacak kitlenin varlığı ve beklenen düşük katılım seçimler sonuçlarını öngörmeyi daha da zorlaştırıyor. Fakat yine de anket sonuçları iktidar ortaklarını bir adım önde göstermekle beraber sonuçların birbirine yakın olacağı bir seçim yaşanacağı açık.

Kuzey Makedonya siyasal gerçekliği ve geçmiş seçimlerin analizi yapıldığında seçimlerin galibini 3. ve 4. seçim bölgeleri olan güney ve güneydoğu Makedonya seçmenin belirlediğini ortaya koymaktadır. Kırsal ve milliyetçi muhafazakar kesimin büyük oranda yaşadığı bölgede VMRO partisinin alacağı oy oranı Makedon partileri arasındaki sonucu belirleyecektir. Arnavut partileri açısından ise vatandaşları seçim sandığına götürebilme kapasitesi, yakın geçen yarışta belirleyici olacaktır.

 

Yeni yorum ekle

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası adresleri ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantılara dönüşür.
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.