DÜŞÜNCE

Fransa’nın Türkiye Karşıtlığını Anlamak İçin Pusula

06 Eylül 2020
Bu gün bu politikaların önündeki tek engel Türkiyedir; Türkiyenin Suriye ve bölge politikalarıdır. Türkiye’nin bölgede güçlenmesi Fransa’nın bölgedeki etkinliğini yok edeceği gibi onun Akdenizin batısına hapsolmasına neden olacaktır. Fransa ve diğer batılı devletler bunu gördüklerinden Akdenizin bir Hristiyan-Latin iç denizi olarak kalabilmesi için Türkiyenin “eski Türkiye” olarak kalmasını, irade ve sınırlarının da eski “müttefiklerince” çizilip korunmasını istemektedirler.

Hakikat ve Soğan

05 Eylül 2020
Tarih, hainlerle kahramanların dans pistidir. İyi dans edenler kahraman, edemeyenler hain. Ha bir de, Tarih seferden dönenlerin hikayesini anlatır, dönemeyenler, kısaca “dönemeyenler” ya da “meçhul”  olarak anılırlar. Harp hileyse, "arkadan, kalleşçe vurdular" ifadesi anlamsızdır. Ancak vuranlar bizdense “harp taktiği” olur, çünkü “harp hiledir”, bizden olmayanlar “kalleşlik” yaparlar. 

Anneler Hep Doktor Doğurmak İstedikçe

04 Eylül 2020
Elde kala kala “her annenin çocuğunun doktor olması hayali” üzerinden eleştirilerle eğitim-öğretimi anlamaya çalışmak kalır. Boş verin yahu, bırakın her anne çocuğu için “doktorluk” hayalleri kursun. Hiç olmazsa şimdilik bunu hayal etmek mümkün. Bunu hayal etmek bile hayal olunca o zaman oturur, “Şu meselenin aslını bir konuşsak iyi olur…” noktasına geliriz.

Doğu Avrupa ve Balkanların Gayrimüslim Türkleri*

02 Eylül 2020
Balkanlar ve Doğu Avrupa hattının küresel uluslararası ilişkilerde daha aktif hale geldiği bu günlerde bölgeye dair her kazanım tarifi mümkün olmayan diplomatik jokerleri beraberinde getirecektir. Romanya-Litvanya hattındaki Tatarlardan bahsetmeye gerek bile yok,  diğer taraftan bu toprakları biraz eşelesek altından Kuman, Kıpçak ve Peçeneklerin torunlarının her yerden çıktıklarını göreceğiz.

Dijital Medyanın Ekonomi Politiği Derken

02 Eylül 2020
Dijital medya içerik üreticilerinin insan zihnini zul ve zelil hale getirmek üzere başvurdukları ilk yol, cehaleti sürekli sirküle etmek ve yüceltmektir. Bunu yaparken de insanların çeşitli zaaflarına hitap eden içerikler hazırlamaktadırlar. Herhangi bir gerçekliği olmayan haberlerle takipçilerini olmayana inanmaya teşvik eder ve gerçekliğin içini boşaltarak insanların gerçeklikten uzaklaşmalarına sebep olurlar. Herhangi bir anlamı olmayan bilgi yığınlarını insanların önüne dökerek anlamlı olana yönelmenin önünü keserler. Veri akışını sonsuz hale getirerek zihnin bulanıklaşmasına ve buna bağlı olarak insanların rüşt ve temyiz yeteneklerini kullanmalarına engel olurlar.

Başarı ve Kariyer Çağının Velileri

29 Ağustos 2020
Ey Veli, bugünlerde bir telaşın ve heyecanın var biliyorum. İtibarlı lise ve üniversite, bol getirisi/para olan fakülte ve bölümler peşindesin. Oysa bunlar yerine yetişeceği şehri, yetiştirileceği üniversiteyi ve hocaları, seveceği ve şahsiyet edineceği mesleği seçmesini tavsiye etmelisin. Şimdi diyorsun ki seçeceği bölümle inşa edeceği şahsiyet arasında ne ilişki var? Nasıl bir fırıncı ile tamircinin şahsiyetleri ve söylemleri farklı ise teolog, felsefeci, doktor ve avukatın da şahsiyetleri de farklıdır. Meslek tercih etmek aynı zamanda şahsiyet tercih etmektir bilesin.

Şaşkınlığı Bırak, Doğaya Bak

28 Ağustos 2020

Bir kısım imar çalışmaları için 1950'li yıllarda Türkiye'ye Amerikalı mühendisler gelmiş. O zamanlarda yol güzergâhını belirleyecek alet yok, eleman yok. bayındırlık mühendisleri eşeği yokuşa sürüyorlar, arkasından elemanlar şeritmetre çekiyor ve eşeğin ayak izlerine kazık çakıp istikamet belirliyorlarmış. Bunu gören Amerikalı mühendis, pratiği kavrayamamış ve sormuş: ''ne yapıyorlar böyle rampada ?'' ''yolun güzergâhını belirliyorlar.'' cevabını almış. amerikalı şaşkın: ''nasıl yani, anlayamadım ?'' diye sorunca yetkili, ''eşek yüzde 7 eğimin üstüne çıkmaz. biz de bu nedenle eşeğin izinde kazık çakıp rampada yol güzergâhı belirliyoruz.''diye cevap vermiş. Amerikalı katılarak gülmeye başlamış. yatışınca da sormuş: ''peki, eşek bulamayınca ne yapıyorsunuz?''. yetkili bozuntuya vermeden cevaplamış. ''O zaman Amerika''dan mühendis getirtiyoruz.''

İnsanlığı Ne Kurtarır

26 Ağustos 2020
Kimse bizi 3D yazıcı ile "karadır kaşların ferman yazdırır" arasında tercihe zorlamasın. Direk kaşlara gideriz! Durmadan aşk şiirleri, aşk romanları, aşk öyküleri yazan bir toplum 3D yazıcıyı ne yapacak! Zaten ihtiyacımız olduğunda parasını verip dışarıdan satın alıyoruz. Aşık olmak varken o işlere niye zaman ayıralım ki!!!

Salgın, Toplumsal Sorumluluk ve Eğitim

25 Ağustos 2020
“Topluma rağmen okul olabilir mi?” sorusu burada yeniden hatıra getirilmelidir. Okulda öğretilenlerle toplumdaki gerçeklik arasındaki uzaklık ne kadar çoksa çocuklarımızın yaşayacağı bilişsel gerilim ve öğrendiklerini gerçek durumlara kalıcı olarak transfer etme süreci o kadar geç olacaktır. Okul hayat içindir, hayata transfer edilmeyen bilgi sadece yüktür.

Yükseköğretimde Gündem, Açıköğretimde Psikoloji ve Felsefe Okumanın Felsefiliği

23 Ağustos 2020
Düzeni, düzeneği, ilişki biçimini, kitleselliği, zorunluluğu ve yukarıda sıraladığım farklılık, öteki, devlet-toplum ilişkisinin niteliği kısaca sosyal, kültürel ve ekonomik vaziyet ile adalet ve özgürlük standartlarımız vs. arasında ontolojik bir bağ kuramayan bir kavrayışın daha işin başında, ne kadar ‘felsefe’ heveslisi, taliplisi görünürse görünsün, ‘felsefi’ bakıştan, tarzdan, yaklaşımdan, düşünüşten mahrum olduğu açıktır.