DÜŞÜNCE

Shayegan Eleştirisi - 1

30 Ocak 2017

Tarihte hep böyle oldu işte. Birşey 'kontrol' dışına çıkmış ya da işler sapa sarmışsa, itirazlar da hızla kesilmiştir. Günümüzde değişen hiç birşey yok. İlk başta durum değiştirilemez gözükse de; haksızlık ve baskıların arttığı bir çağda birlik olmak ve irademize sahip çıkmak şart. Herşeyi olduğu gibi tereddütsüz kabul etmek insanlığa ne siyasi ne de sosyal açıdan bir hayır getirir.
Shayegan bir köşeye yazsın: Biz; ''Batsın Bu Dünya'' diye yas tutarken, ''Herşey karanlık, nerde insanlık'' demeyi unutmadık!

Duvarın arkasını hayalle tamamlamak

29 Ocak 2017

Dedelerimizin hayallerinde yaşayan “cennetin” artık var olmadığını kabul etmekte zorlanıyoruz. Bir tanecik kapı ve duvarı ne kadar süslersek süsleyelim yetmiyor. Bu evin yaşanabilir bir yer olabilmesi için, görünmeyen diğer duvarların ve çatısının imarına ihtiyaç var. Hamaset, hayaller, tatlı hatıralar başımızı sokacak bir yuva sağlamıyor. Çöken ahlak, dürüstlük, disiplin, çalışkanlık, hoşgörü duvarlarını yeniden yükseltmemiz lazım mesela. Hukuk ve adâlet çatısını örtmeden bir ev olmayacak bu virane. Bu binayı yeniden imar etmekten başka şansımız yok.

Çünkü burayı beğenmezsek dönüp gideceğimiz bir Almanya’mız yok bizim.

Oyum Neden Evet - 1

26 Ocak 2017

Referandum evresindeyiz. Bu evre ilkinden daha önemli. Önemli çünkü, bu evrede EVET’çiler ile HAYIR’cı cephelerden hangisi; daha sahici, ikna edici, rasyonel ve etkili argümanlarla kamuoyu karşısına çıkarsa, sonuç onun lehine çıkacaktır. Çünkü, belli ki kanaatler ortada. Belli bir safta yoğunlaşma yok. O halde, safların niceliğini belirleyecek olan yegane faktör argümanlar olacaktır. Ben bu yazımda kendi argümanlarımı sunmak istiyorum.

Okyanus Ötesindeki "Doğu"

25 Ocak 2017

Bizde Latin Amerika edebiyatında Doğu anlatı geleneğinden izler olduğu konuşulur durur. (Burada Doğu'dan kasıt -tanımlamayı sevmesek de- Orta-Doğu'dur. Türkçeye çevrilen bazı romanlarda "Türk" tipleriyle karşılaşmak da hoşumuza gitmiştir. Her ne kadar onların Arap olduğunu bilsek de.) İzler elbet var, ama bu ifade biraz hafif kalır;  mesele bu edebiyatın ne kadarının Doğulu olduğudur. Bu iddialı bir cümle oldu, farkındayım. Doğu kökenli (hani şu Osmanlı pasaportuna sahip olanlar) birçok yazarı vardır, Jamis ve Arrufat Murat bunlardan sadece ikisi, ondan değil, (edebiyatının) temelinde Doğu olduğundan böyle bir cümle kuruyorum. 
Latin Amerika edebiyatının temelindeki Doğu varlığı konusu geniş bir konudur.

Mahşerin İlk Atlısı

21 Ocak 2017

Pop sanatçısı Xavier Naidoo yeni şarkısı "Luzifer'in kapısını çal" ile Batı'nın ruh halini ele veriyor: Gnosis. Bu kavram ilahi gerçeğe yabancılaşmış bakış anlamına gelir. Karamsar, umutsuz ve anlaşılmaz bir dünyayı işaret eder. Artık iyi veya kötü diye ayırt edemeyeceğimiz 'şeytani' bir belirsizlik hakimdir yeryüzüne.

'Gnosis' Batı'da her zaman radikal bir eleştiri tarzı olmuştur. Örneğin, Adorno'nun bir 'modernite' eleştirisi olan ''Aydınlanmanın Diyalektiği' bu izleri taşır. Heidegger de sıkı bir Gnostik idi ve hayatı boyunca öyle kaldı. Gnostizm bir bakıma tarihsel bir gerçeğin dışa vurumudur ki 20. yüzyılın ilk yarısında Batı'nın akıl tutulması yaşaması tesadüf olamaz: 1929 Büyük İktisat Buhranı kırılgan demokrasileri silkeledi ve totaliter rejimlerin önünü açtı. Bugün de benzer duygular  'küreselleşmiş' ve yeryüzünü kaplamış gözüküyor. Doğu'da komplo teorileri, Batı'da korku dağları kol geziyor..

Trump'ın Konuşması Bir Kasırga Habercisi mi?

21 Ocak 2017

Konuşmasında en dikkat çekici vurgu açık düşman işaretlemesi ile ilgiliydi. Bu konuşmayla “açık düşman”, fundamentalist İslam'dan radikal İslamî terörizme çap atladı. Müslüman coğrafyalar için hava tahminlerinde daha sert bir fırtına yahut tayfun değil şimdiye kadar hiç görülmemiş bir kasırga alarmı mıdır bu? 11 Eylül, fundamentalist İslam ile savaşın başlaması demekti. W. Bush, ağzından kaçırıp bir Haçlı Seferi deyivermişti. El-Kaide, Taliban ve Boko-Haram ve DAEŞ gibi şeytanlar marifetiyle Afganistan, Irak, Somali ve Suriye coğrafyalarındaki operasyonları, 11 Eylül’den bağımsız görebilir miyiz? Öyle ise, tüm dünyada şimdi “radikal İslami terörizm”le Tanrı’nın halkı adına yürütülecek bir cihat için terörün işaret fişeği olacak büyüklükte bir terör operasyonu tahmininde bulunmak, “felaket baykuşluğu” mu olur?

(İslam Ekonomisi Bakımından) Faizin Anlamı

12 Ocak 2017

Belli aralıklarla yaşanan iflaslara rağmen, kapitalizmi ayakta tutan en önemli kurumun faiz olduğunu göz ardı etmemek gerekir. Bu yüzden sistem faiz üzerine bina edilmiştir. Kapitalist sistemde faizli sistemin devre dışı bırakılması kemerli köprülerdeki kilit taşına benzer. Zira kilit taşının alınması köprünün yıkılması ile eş anlamlıdır. Bu yüzden kapitalist ekonomide faizin ayrı ve çok önemli bir yeri vardır. Sistemin olmazsa olmazıdır. Kapitalist sistemin ekonomiler üzerindeki hâkimiyeti ise sistemin faizsiz yürütülemeyeceği yanılgısını doğurmaktadır. Castro’nun dediği gibi demek lazım: ‘başka bir dünya var…’

Zygmunt Bauman: Demir Leydi'nin Gölgesinde Bir Sosyolog

11 Ocak 2017

Sosyoloji hocaları belki bu başlığa bozulacaklar ama onları teskin etmek için hemen belirteyim: Ünlü bir sosyologu Margaret Thatcher ile birlikte anmak İngiltere'de de 'ad absurdum' telakki edilir. Ama akademik bir kaygı gütmediğim için Bauman'ın ölümüne onlardan farklı yaklaşacağım. Thatcher ile başlayan muhafazakar dalganın Türkiye'de Özal'ı iktidara taşıdığını belirtelim. O yıllarda ülkemizde tavan yapan kimlik kavgalarını Bauman'dan ayrı düşünemeyiz. Türkiye'de aidiyet duygusunu kökünden kazıyıp, etnik ve dini kimlik peşine düşenler onun 'postmodern' fikirlerine sarıldılar. Aydınlarımız bu yanlışı hala görmüş değildir.

Elveda Avrupa

09 Ocak 2017

Sayısız çatışma alanına rağmen Avrupa yalnızca siyasi değil, hukuki birlik de tesis etmek istemektedir bugün. Ancak egemenliğin paylaşımı ve  Avrupa Anayasası gibi sorunlarla baş etmekte zorlanmaktadır. Özellikle Hobbes ve Rousseau'ya dayanan, mutlakiyet çağının ürünü egemenlik kavramını terk etmeye hiç bir ülke yanaşmıyor. Devletler Hukuku'ndan alınacak çoğulculuk anlayışı ile egemenlik ve anayasa sorunu çözülmeye çalışılıyor. Atlantik'ten Urallara dek uzanan bir alanda 'cennet' kurmak mümkün mü? Henüz kimse kestiremiyor. Çünkü bu zor günlerde yalnız Türkiye değil, Avrupa da önünü göremiyor...

Kültür Meselesi Üzerine Dokuz Fragman

Ali K. Metin
05 Ocak 2017

Kültürel çatışma elbette ki yeni bir olgu değil. Modernleşme serüvenimizle birlikte en bariz çatışmayı kültürel alanda yaşamaya başladığımız aşikar. Fakat modernleşme tecrübesi yoluyla öğrendiklerimiz üzerinden yaşadığımız bu çatışma dünden bugüne farklı boyut ve muhtevalar kazanmış bulunuyor. Kültür artık büyüsüne veya şiddetine maruz kaldığımız dünya karşısında sadece gündelik, sosyal hayata ilişkin bir kimlik mevzuu olmaktan çıktı, ben veya biz olmanın tayin edici bir unsuru olarak ortaya çıkmaya başladı. Kültürün sadece üstyapısal bir olguya irca edilemeyeceği gün geçtikçe daha iyi anlaşılmıştır.