FELSEFE

Akademi ve Felsefenin Hali

19 Ekim 2020

Hususiyetle Türkiye'de Darülfünun eksenli felsefe hegemonyası; Carnap ve Husserl yani mantıkçı pozitivizm ve fenomenoloji çizgisindeki felsefeye kadar gelebilmiş, Kant'ın “son peygamber” söylevlerini ise “son naslar” olarak kabul etmişlerdir. Bu durum, 20. yüzyıldaki devasa felsefi birikimi (Heidegger, Derrida, Foucault, Baudrillard, Deleuze, Habermas, Gadamer vb.) görmezden gelmelerine veya ıskalamasına yol açtı. Postmodernizmi bir kısmı anlama gereği bile duymayarak bir kısmı yanlış anlayarak yanlış anlaşılmasına da katkıda bulundular. Aynı sorunu 21. yüzyılda yaşayacak olan Türk Felsefe akademisi, felsefeyi çağın ruhu bağlamında anlamayacak

Zihinsel Etkinliklere Hayal Perspektifinden Bakış

12 Temmuz 2019

Biz bu yazımızda zihinsel etkinliklerden kabul edilen akıl, zekâ, fikir, kuruntu, düşünce, hayal, gayret, irade gibi kimilerine göre bedensel, yine kimilerine göre bedenin çok ötesinde gerçekleşen eylemler ve etkinlikler hakkında yorumlarımızı ortaya koymaya, paylaşmaya çalışacağız.

Felsefe Ve Entelektüel Kakofoni

Ali K. Metin
10 Mart 2017

Felsefe yapmak, çorba yapmaya benzemez, belli bir disiplin içinde muhakeme yürütmeyi gerektirir. Felsefe yapayım derken sanatın dilini, sanat yapayım derken bilimin dilini kullanmak lezzetli bir çorba tadı verebilir ama yapılanın felsefi açıdan sahih olduğunu göstermez. Bu tarz işlerin “deneme” olarak tavsif edilmesi belki daha doğru olabilir.  Ama bilhassa akademi alanında böylesi denemelere cevaz verilmesi hatta ciddi şekilde itibar edilmeye başlanması üzerinde durulması gereken bir tür başıbozukluk hükmündedir. “Bilginin İslamileştirilmesi” tezlerinde olduğu gibi dili, yani epistemik yapıyı/temelleri bozarak, çarpıtarak, yerinden ederek  kendi ontolojik düzlemimize taşımakla bir düşünce sistematiği geliştirilemez. Evrensel bir dilin inşasından da söz edemeyiz.