Ukrayna Savaşı, Trump "Barış" planı ve teknik bir savaş incelemesi

04 Aralık 2025

"Savaşta amatörler strateji, 

profesyoneller lojistik konuşur."

General Omar Bradley, 

D-Day Amerikan kuvvetleri komutanı (1944)

(Bu, daha uzun "Ukrayna Savaşı, Trump Barış Planı ve Teknik Bir Savaş İncelemesi" makalemizin özet versiyonudur.)

GİRİŞ: AMERİKAN PLANI MI RUS PLANI MI?

ABD başkanı Donald Trump'ın Rus – Ukrayna savaşını bitirmek için hazırlattığı ve daha açıklanmadan basına sızan plan duyulduğundan itibaren gerek Amerika içinde, gerek diğer Batı ülkelerinde sert eleştiriler aldı. Eleştiriler arasında planın Ukrayna için tam bir teslimiyet planı olduğu, tamamen Rus çıkarları doğrultusunda hazırlandığı ve hatta planın Ruslarca hazırlanıp alelacele İngilizceye çevrilerek Amerikan planı olarak sunulduğu iddiaları da var. Ve bu iddialar Trump'ın siyasi destekçisi olması gereken Cumhuriyetçi Parti içinden kimi seslerce de dillendiriliyor.

Şimdilik Trump bu eleştirilere tamamen kulak tıkamış görünüyor. Ukrayna'ya bu "barış" (ya da teslimiyet) planının kabulü için bir hafta süre tanınmış ve soranlara Trump, tam bir umursamazlık içinde "son tarihler verirsiniz, işler iyi giderse onları uzatabilirsiniz" demiş.

Avrupa bu gelişmeler üzerine ayağa kalktı ve kendi mukabil 24 maddelik barış planını yayınladı. ABD'nin aksine, Avrupa'da (İngiltere dahil) Rus yayılmacılığı, bir tehdit olarak algılandığından Avrupa planı Ukrayna cephesini tahkim etmeye daha yakın hükümler kapsıyor. Avrupalılar, Putin Ukrayna'yı alırsa bir sonraki hedefin Baltık ülkeleri olacağına kesin gözüyle baktığından ve uzun vadede Moskova'nın Batı Avrupa'yı bir "inhisar bölgesi" olarak kendine tabi kılmayı isteyeceğini düşündüklerinden Ukrayna'yı tahkime önem veriyor. Sonuçta Trump planını Ukrayna'nın, Avrupa planını ise Rusya'nın kabul etmeyeceği çok belli ve savaş bu şartlar içinde sürecek gibi görünüyor.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski 21 Kasım'da Ukrayna halkına yönelik yaptığı kararlılık konuşmasında Ukrayna'nın ya şerefini ya da en büyük müttefikini kaybetmek seçeneği ile karşı karşıya kaldığını söyledi ve Trump planını sert dille reddetmek yerine, bu planı bu haliyle kabul etmeyip "konuşacağını" duyurdu. Amerika'da yapacağı konuşmaların sağır kulaklara hitap edeceği ve pek etkili olmayacağı büyük ihtimal olsa da Zelenski çaresiz şansını deneyecek. 2025 başlarında sertçe azarlanıp kovulduğu Beyaz Saray'da bu kez dinleneceğini umacak. (Bu satırlar yazıldıktan kısa süre sonra Ukrayna ve ABD hükümet yetkililerinin ortak bir barış planında anlaştığı açıklandı. Ama henüz Rusya'dan bir olur gelmedi ve ortada bir ateşkes yok.)

Trump ve Zelenski anlaşamazsa ve sonra Trump Zelenski ve Putin'i bir ortak planda buluşturamazsa ne olacak?

 

SAVAŞIN MUHTEMEL SEYRİ ÜZERİNE

2. Dünya Savaşı'nın büyük komutanlarından Gen. Omar Bradley'in yukarıdaki sözü ile konuya devam edelim. Konumuz Lojistik ilminin de içinde yer aldığı savaş teknolojisi. Herhalde General Bradley bugün yaşasa savaşta profesyonellerin baş döndürücü hızla gelişen askeri teknolojiyi konuştuğunu söylerdi. Bu konudaki gelişmeler ve imkânlar savaşların seyrini değiştirmiş olup orduların savaş yeteneğinin temelini oluştururlar. Halihazırda Ukrayna kuvvetleri kendilerinden kat kat kalabalık bir Rus ordusuna karşı 4 yıla yakın süredir direnebilmiş ve Moskova'ca 2 hafta süreceği planlanmış “özel harekâtı” ciddi bir direnme ve yıpratma savaşına çevirebilmiş ise bunda Batı'dan da aldığı destekle sahip olduğu teknolojik üstünlük ciddi rol oynadı. 2025 başında, Trump'ın iktidara gelmesi ile Ukrayna'ya kesilen Amerikan mali ve silah yardımlarından sonra (bkz. Şek.1) Trump, Ukrayna'yı yola getirmek için,  devam eden Amerikan uydu istihbarat ve iletişim desteğini de kesebilir. Ukrayna'nın savaştaki üstün yanı olan dron teknolojisi büyük oranda uydu tabanlı iletişim – istihbarata dayanıyor.  Ukrayna bu durumda ne yapacak?

Image
Şekil 1: Ukrayna'ya ABD ve Avrupa yardımları
(2025'te ABD yardımı yok)

4 yıl önceki Ukrayna ordusu sonsuz gibi görünen Rus zırhlı kollarını o zamanki ABD başkanı Biden'ın verdiği "Javeline" tanksavar füzeleriyle durdurmuştu. Rus stratejisi, Stalin'e atfedilen geleneksel "sayılar da kendi başına bir kalitedir" (Quantity is in itself a quality) anlayışı gereği,  teknolojik eksiklerini muazzam sayı fazlaları ile kapatmak istemiş, binlerce tank ve 100 binden fazla asker ile Ukrayna'ya girmişti. Ama savaş başında "dünyadaki en iyi 2. ordu" denen Rus kuvvetleri, kısa süre sonra ve alaycı biçimde "Ukrayna'daki en iyi 2. ordu" diye anılmaya başlandı. Ukrayna, savaşın ilk haftalarındaki şok ve kargaşa içinde kaybettiği % 20 civarındaki topraklarından sonra toparlandı; Odessa'yı almak isteyen Rus ordusunu Dinyeper nehrinin batısından geri kovdu; savaş minimal Rus toprak kazanımlarıyla bir yıpratma savaşına dönüştü. Son  "barış" planını açıklarken başkan Trump Ukrayna'ya hitaben ve umursamaz bir edayla "anlaşın, yoksa kalan topraklarınızı da kaybedersiniz" demesine rağmen savaşın seyrinin Ukrayna açısından o kadar da kötü gitmediği söylenebilir. Şek. 2'deki haritalara bakıldığında Kasım 2022'den Şubat 2025'e dek savaştaki Rus toprak kazanımlarını farketmek hayli zor. 

Image
Şek.2:  Kasım 2022 - Şubat 2025 arası Rus işgalindeki bölgeler.
Koyu mavi: Ukrayna'nın geri aldığı topraklar

Bu süre zarfında Rusya'nın yeni işgal ettiği arazi 8-9.000 km² 'yi geçmemektedir. (Ukrayna topraklarının %1.5'u). Bunlar içinde büyük şehirler yoktur; kasaba ve köyler vardır ve onlar da Rus bombardımanında yanmış yıkılmış ve insansızlaşmış halde Rusya'nın eline geçmiştir. Rusya 2. Dünya Savaşı'nda düşmana terkettiği kendi topraklarına karşı uyguladığı "kavrulmuş toprak" politikasını bu kez belki de işgal ettiği düşman topraklara uyguluyor. Bu süre zarfında Rus ordusu 1 milyon askerden fazla ölü ve yaralı kayıp verdi. Kayıplar ardı arkası kesilmez "et dalgaları" (Rusya'nın alana sürdüğü savunmasız piyade yığınları ile mezbahaya giden kesimlik hayvanlar arasında bağ kuran kara mizahi tabir) şeklinde süren saldırılar nedeniyle verildi (son Pokrovsk saldırısında Rusların havada dron üstünlüğünü ele geçirerek piyadesini kısmen koruma altına aldığı ve o sayede başarılı olduğu da söyleniyor). Eğer Rusya bir demokrasi olsaydı bu kadar az toprak kazanımına ağır can kaybının değip değmediği tartışılırdı. Ama otoriter Putin yönetimi altındaki Rusya'da böyle tartışma yok. Kimi Batılı yorumcular "Ukrayna'nın toprak verip zaman satın aldığını, çünkü uzayan savaşın Rusya aleyhine işleyeceğini" söylüyor. Başlangıçta Ukrayna'ya destek vermekte çok ağır ve isteksiz davranan Batı'nın şimdi (ABD hariç) giderek artan silah desteği ve verdikleri uzun menzilli silahların artık Rusya içinde kullanımına izin vermeleri bu görüşün lehine.  (Gerçi Trump Ukrayna'ya silah hibe etmiyor, ama Amerika'dan silah satın alınıp Ukrayna'ya verilmesine de karşı değil!) Öte yandan Rusya'nın cephede kaybettiği çok sayıda tank ve zırhlı aracı yerine koymakta zorlandığı ve giderek artan oranda hurdalıklara terkedilmiş SSCB'den kalma eski tankları kısa bir yenileme sürecinden sonra cepheye gönderdiği de gözleniyor. Bu şekilde giderek daha eski model tankların cepheye sürülmesi Rus savaş kabiliyetini geri götürüyor. Rusya hala açığı daha çok asker ve tankı cepheye sürerek kapatmaya çalışıyor. 

Bir haber de Yakutistan'dan (Sibirya'nın kuzeydoğusunda bir federe cumhuriyet) verelim: Yakut makamları savaş gazileri ve ölen askerlerin ailelerine yapılan ödemeleri ödenek yokluğu nedeniyle durdurduğunu açıkladı. Savaşın Rus ekonomisini zorladığı birçok konuda görülüyor. Moskova'nın bu savaşta Rus taşrası ve azınlık etnik halklarına daha ağır yük yüklediği ve bu bölgelerden asker alımlarının daha yoğun olduğu hesaba katılırsa, aylıkların kesilmesi önemli ve bu bölgelerin savaşa katılım şevkini kıracak türden bir haber. Uzak Sibirya ve taşra bölgelerindeki halklar, kendilerine hiç zararı olmamış uzaktaki bir milletle savaşmak için neden bu kadar genç kurban verdiklerini sorgulamaya başlayabilirler (eğer başlamadılarsa!). Moskova büyük merkezlerdeki şehirli Rus halkın rahatını fazlaca kaçırmak istemiyor; asker alımları daha az ve gönüllü esaslı. Şimdiye dek büyük şehirlerdeki Ruslar için savaş TV ekranlarından izledikleri (ve hep zafer haberleri aldıkları!) uzaklardaki bir hadise olarak kaldı; Ukrayna stratejik bombardıman dronlarının geliştirilmesi ve diğer uzun menzilli silahlarla birlikte bunların Rus stratejik hedeflerini vurmasıyla şehirli Rus halkı yakıt kıtlığı ve artan enerji kesintileri gibi hadiseleri yeni yeni yaşamaya başladı ve savaşı ilk kez "kanında ve etinde" hissetti. Tüm bunlar uzayan bir savaşta Rusya için kötü haber. 

 

AMERİKA'SIZ BATI DESTEĞİ VE UKRAYNA SAVAŞ TEKNOLOJİSİ

Bu uzun girişten sonra baştaki sorumuza dönersek: Ukrayna Trump'ın istediği gibi hızlı bir barışa yanaşmaz ve Amerikan uydu istihbarat ve haberleşme desteğinden yoksun kalırsa dayanabilir mi? Gerçi son 1 yıldır hemen hiç ABD yardımı almadan Avrupa'nın kendine yaptığı askeri-mali yardımlarla dayanmaya çalışıyor ve sonuç çok da kötü değil. 

Eğer Amerikan uydu desteği kesilirse Ukrayna, yıpratma savaşında başarısının anahtarlarından olan "çeviklik ve haberalma" imkanlarını bir ölçüde kaybedebilir, ama tamamen değil. İlk incelenmesi gereken Avrupalı ülkelerin Ukrayna'nın hizmetine sunabilecekleri askeri uydu gözlem kapasiteleri. Sistemli olarak gidersek:

 1. Sorunun Çerçevesi

ABD’nin Ukrayna’ya sağladığı askeri uydu istihbaratı ve haberleşme desteği, yıpratma savaşında Ukrayna’nın çeviklik, durum farkındalığı ve hedef tespit döngüsünün temel kaynağıdır. Trump’ın barış planı kapsamında bu desteğin kesilme ihtimali, savaşın gidişatını değiştirebilir.
Bu nedenle kritik soru şudur:

Amerikan desteği kesilirse, Avrupa’nın askeri uydu kapasitesi Ukrayna’yı ayakta tutmaya yeter mi?

 

2. Ukrayna için “İstihbarat Lojistiği” Neden Kritik?

Modern savaşta cepheden bağımsız hedef bilgisi öne çıkmıştır. Dronlar taktik hedefleri vurabilir, ancak hedef listesini oluşturan, güncelleyen ve doğrulayan ana kaynak uydu istihbaratıdır.
Basitçe:

  • Dron = vurucu kol
  • Uydu = gören ve gösteren göz

Bu nedenle uydu desteğinin kesilmesi:

  • dronların varlığını bitirmez,
  • ama yeni hedef üretme hızını dramatik olarak düşürür.

Bu da yıpratma savaşının matematiğini bozar:
Rusya çok sayıda insan ve araç kaybetmeye razı; Ukrayna çok sayıda hedef vurarak savaşıyor. Hedef bilgisi azalırsa Ukrayna’nın “az kayıpla yıpratma” modeli zayıflar.

 

3. Avrupa’nın Askeri Uydu Filosunun Genel Fotoğrafı

Avrupa’da bağımsız askeri gözlem yeteneği sınırlı sayıda ülkede vardır.
Sistem üç eksene dayanır:

  • Optik istihbarat (IMINT)
  • Radar görüntüleme (SAR)
  • Çok uluslu veri paylaşım ağları

 

3.1. Fransa (merkez güç)

Avrupa’nın en güçlü askeri uydu filosu Fransa’dadır.
Fransa, ABD’den sonra tam askeri gözlem kabiliyetine sahip nadir ülkelerden biridir.

Optik sistemler:

  • Helios-1/2 programı
  • Yeni nesil CSO-1, CSO-2, CSO-3
  • 30 cm’den daha iyi çözünürlük (askeri sınıf)

Radar sistemleri:

  • MUSIS/GRACE programları
  • Radar veri paylaşımı (Fransa, Almanya, İtalya ortaklığı)

Bu altyapı Avrupa’nın çekirdek gözlem gücüdür.
Ukrayna açısından kritik sonuç: Fransa’nın tek başına sağladığı veri, savaşın gözetleme tabanını korur.

 

3.2. Almanya (yüksek çözünürlüklü SAR)

Almanya özellikle SAR (Sentetik Açıklıklı Radar) alanında güçlüdür.

Sistemler:

  • SAR-Lupe (5 askeri radar uydusu)
  • SARah-1/2/3 (2021–2023)

Çözünürlük:

  • 0.25–0.5 m (askeri sınıf reflektör radar)

Radar uyduları hava koşullarından etkilenmez, gece/gündüz çalışır.
Bu, Donbas gibi sisli ve bulutlu coğrafyada optiğe karşı üstünlük sağlar.

 

3.3. İtalya (COSMO-SkyMed)

İtalya, çift kullanım (sivil+askeri) uydu sistemine sahiptir:

  • COSMO-SkyMed 1–4
  • COSMO Second Generation (2020 →)
  • X-band SAR, 0.2–0.3 m çözünürlük

Bu sistemler AB IMINT ağıyla entegre çalışır.
Ukrayna açısından önemi: optik yetersiz kaldığında radar ile hedef teyidi yapılabilir.

 

3.4. Birleşik Krallık (gelişen kapasite)

İngiltere, önce ABD’ye dayanıyordu, kini bağımsız askeri gözlem ağı geliştirme aşamasında.

  • Carbonite-2 (50 cm optik)
  • Titania/Prometheus radar prototipleri
  • Minerva askeri uydu ağı (2023–2025)

Bugün tam olgun değil, fakat yakında Avrupa içinde ikinci kademe uydu merkezi olacak.

【İngiltere’nin askeri gözleme yönelişi: 2:2†Ukrayna Savaşı, teknik.pdf†L1-L8】

 

3.5. İspanya, İsveç, Norveç, Kanada

Bu ülkeler tek başlarına ABD gibi tam kapsama sağlayamaz, ancak ağ güçlendirici rolü oynar:

  • İspanya: PAZ radar uydusu (0.8–1 m)
  • İsveç: TerraSAR-X / TanDEM-X katkısı
  • Norveç: NORSAT (SIGINT, AIS, deniz takibi)
  • Kanada: RADARSAT (SAR, çok güçlü)

Özellikle Kanada RADARSAT sistemi hava koşullarından bağımsız uzun menzilli radar taraması sunar.

 

4. ESA Sistemleri ve Sivil Uydular

Avrupa’nın askeri filosu ESA altyapılarıyla tamamlanır:

  • Sentinel-1 → SAR (stratejik görüntüleme)
  • Sentinel-2 → Optik (10 m; taktik değil ama geniş alan haritası)

Bunlar askeri operasyon döngüsüne veri akışı sağlar, ancak Amerikan uydularının yüksek çözünürlüklü taktik hedef listesinin yerine geçemez.

Ukrayna bugüne kadar birçok sivil uydu şirketini kullandı ama bunların çoğu Amerikalıydı.
ABD ile bağ kesilirse bu kanallar da kapanabilir.

Bu nedenle Ukrayna için Avrupalı ticari uydu şirketleri kritik hale gelir:

  • ICEYE (Finlandiya) → 0.5 m SAR
    (Ukrayna’nın kiraladığı uydu ICEYE’ye ait)
  • Airbus Defence & Space → 30 cm optik (Pleiades Neo), SAR veri erişimi
  • SatVU → termal küçük uydular

Bu 3 kaynak, Amerikan uydularının yokluğunda Ukrayna’nın gözünü açan sistemler olacaktır.

 

5. Sistem Değerlendirmesi

Soruya teknik yanıt:

Avrupa’nın toplam askeri uydu ağında, optik+SAR kombinasyonu vardır.
Bu kombinasyon, Ukrayna’nın hedef görme kapasitesini %35–45 aralığında koruyabilir.

Bu oran, ABD desteğinin yarattığı entegre askeri istihbarat seviyesine ulaşmaz, fakat savaşın kaderini tamamen değiştirecek bir körleşme de yaratmaz.

Yani sonuç:

  • Dronlar çalışmaya devam eder
  • Hedef listesi yavaşlar
  • Rusya’nın kayıpları düşer
  • Ukrayna’nın yıpratma modeli zayıflar

 

6. Son Teknik Söz

Dron kapasitesi sadece Ukrayna’ya özgü değil.
Aynı kabiliyet Rusya’nın elinde de var.
Dronlarda uzun vadede sayı üstünlüğü belirleyici olur. Ama:

Avrupa'nın uydu istihbarat kapasitesi Rusya'ya nazaran daha gelişmiş olduğundan (Rusya büyük ihtimalle vahşet için değil, iyi hedef istihbaratı edinemediğinden sivil hedef vuruyor) Ukrayna dron etkinliği için bir "çarpan etkisi" yaratır. Rusya yine farkı, geleneksel "sayılar da kendi başına kalitedir" doktrini gereği dron sayı üstünlüğü ile kapatmaya çalışacaktır. 

 

Öte yandan bazı temel askeri ilkeler ve saha gözlemlerine bakılırsa:

  • Rus kayıplarında ölü:yaralı oranı 1:1.3'tür ve bu çok yüksektir. (Sebepleri: Rus tarafında kötü bakım ve yaralı tahliyesi güçlükleri)
  • Ukrayna tarafında ölü:yaralı oranı ort. 1:6 (çeşitli kaynaklardan gelen rakamların ortalaması)
  • Öte yandan klasik askeri doktrine göre bir savaşta saldıran taraf savunan tarafın 3 katı kayıp verir.

Tüm bunlar gözönüne alındığında:

Ukrayna tarafındaki her 7 kayba (1 ölü 6 yaralı) karşı Rus tarafı 21 kayıp (9 ölü 12 yaralı , çünkü saldıran kaybı 3 kat ve 1:1.3 ölü-yaralı rakamı gereği) verir.

Yani 1 Ukraynalı ölen askere 9 Rus ölen asker!

Eğer karşı taraftan 1 ölen askere karşı 9 askeriniz ölüyorsa  bu bir yıpratma savaşında sizi bitirir.

Bu, yıpratma savaşının acı matematiğidir.

(Bu tatsız istatistik hesaplara başvuru nedenimiz, bu savaşta 2 tarafın da kesin ölü ve yaralı sayılarını saklamalarıdır). 

 

SONUÇ VE DÜŞÜNCELER

Açık kaynaklardan bilgilenerek ve OpenAI yardımıyla, modern savaş literatüründe "istihbarat lojistiği" (intelligence logistics) denen bir kavram bağlamında uzunca konuştuk. 2. Dünya Savaşı'nın büyük komutanlarından Gen. Omar Bradley'in "lojistik" ile ilgili söylediklerine biz de "istihbarat lojistiği" (intelligence logistics) açısından yaklaşmaya çalıştık. Hayli geniş bu konu ancak bu kadar özetlenebilirdi. Bu geniş konuyu incelememizin nedeni, başta da belirttiğimiz gibi, ABD başkanı Trump'ın Ukrayna'yı yenilgi içinde bir barışa (ya da teslimiyete) zorlamak için ortaya attığı barış planıdır. Ukrayna cumhurbaşkanı Zelenski bu planı olabildiğince yumuşak ifadelerle reddetmiş ve halka yaptığı konuşmasında "Ukrayna'nın şerefini ya da en iyi müttefikini kaybetmek" seçeneğiyle karşıkarşıya olduğunu söylemişti. Gerçi bu satırlar yazılırken ABD başlangıç teklifinden Ukrayna lehine bazı değişiklikler yapmışsa da bu kez Rusya'nın bunu kabul edip etmeyeceği belli değil. Rus lider Putin'in savaşı açarken ilk amacının Ukrayna'yı tamamen haritadan silmek ve "faşist hükümetini" (!) iktidardan indirmek olduğu hatırlanırsa savaşı durdurması için pek şans olmadığını düşünmek makul olsa gerektir. 

Eğer Ukrayna Trump'a rağmen savaşa devam kararı alırsa muhtemelen cumhurbaşkanı Zelenski buradakine benzer bir rapora dayanarak kararını verecek. 

O zaman Ukrayna daha kısıtlı imkanlarla,  Avrupa'nın kendine sunduğu yardımlar muvacehesinde ve kendi savaş ve dron sanayiine güvenerek çarpışmak zorunda kalacak. Son 1 yıldır Trump'ın maddi yardımları kesmesi nedeniyle zaten sadece Avrupa yardımıyla savaşıyordu. (MAXAR şirketine ait uydulardan alınan destek de uzun süredir kesikti). Ruslar buna rağmen son 1 yılda cephede kayda değer başarı elde edemediler. 

Bu zor tecrübeden bağımsız savunma gücü ve sanayiini kurmak isteyen birçok ülke gibi Türkiye'nin de çıkaracağı çok dersler ve alacağı örnekler vardır. 


Kaynaklar: 

(İnternet kaynakları için 28.11.2025 tarihi esastır)

 

Yeni yorum ekle

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası adresleri ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantılara dönüşür.
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
KONTROL
Bu soru bir bot (yazılımsal robot) değil de gerçek bir insan olup olmadığınızı anlamak ve otomatik gönderimleri engellemek için sorulmaktadır.