Edebiyatımızı Dışarda Tanıtmak


Bir Don Kişot Öyküsü

Şarkıyatçıların Osmanlı/Türkiye/İslam üzerine yazdıkları/araştırmalarını bir yana bırakırsak Modern Türk Edebiyatı’ndan İngilizce’ye çevrilmiş yapıtlar enderdi.

Mevlana çevrilmişti, Talat Halman’ın çeviri çalışmaları, İngiltere’de 1978 yılında Nermin Menemencioğlu’nun editörlüğünde hazırlanan Türk Şiiri Antolojisi vardı.

Türk Edebiyatı’ndan çeviri yapanların sayısı bir elin parmakları kadar bile yoktu.Yani konusuna vakıf ve dil bilen yoktu ya da azdı.

Bizim toprağımız bereketliydi bereketli olmasına ama kültürümüzü, edebiyatımızı, şiirimizi tantma konusunda çoraktık.

İngitere’nin kültür-sanat kuruluşlarından mali destek sağlıyarak kendi kültürümüzü tanıtma ihtimali, Türkiye’den yine Türk kültürünü tanıtıcı faaliyetlerinize, çeviri çalışmalarınıza mali destek bulmamız imkansızdı.

Yurt dışında yürütülen kültür tanıtım faaliyetlerine karşı kör tavır takınmanın ekonomiden ziyade siyasi nedenleri ağır basmaktadır.

Şimdilerde Kültür Bakanlığı’nın TEDA projesiyle bu çıkmaz bir nebze de olsa aşılmaya çalışılmaktadır.

Feyyaz Kayacan ile 1986 baharında biraraya geldik. İnsanın insanın elinden neler çektiğini konuştuk: Acıdık halimize, hüzünlendik.

Bu karamsarlık bulutları ancak bir edebiyat-kültür dergisi dağıtılabilirdi.

Fedakarlık gerekiyordu.

Para gerekiyordu.

Mutlaka seçkin bir dergi olmalıydı.

Yalnızlık gurbet zindanından hürriyetimize kavuşmanın yolunun bir dergi çıkarmaktan geçtiğine olduğuna karar verdik.

Hüzün, acı ve gurbet hepimizindi.

Derginin adı Core olsun, boy boylasın soy soylasın, edebiyat kültür dünyamızdan eksik olmasın dedik.

Manifesto hükmünde bir sunuş sayısı yazdık derginin ilk sayısında:

 “Bu, büyük şairlerin büyük şiir yazdığı bir çağ değildir... Bir durgunluk döneminde yaşıyoruz. Hemen hemen önemli sayılacak bazı şairler, üretmeye devam ediyorlarsa da, onlar kendi doruklarını geride bırakmış gibidirler.... Şairler, muhayyilemizin vicdanıdır. Onların görevi, yeni deniz fenerleri yakmaktır, eriyen mumlar tutmak değil...Amacımız Core’un bir uluslararası şiir forumu olmasıdır...’

Derginin daha ilk sayısında dünya edebiyatının önde gelen imzalarına yer verdik: Rene Char, Allen Ginsberg,Edouard Rodıtı, James Kirkup,İsveç şiiri, Urdu şiirinden örnekler yer aldı.

Core Çağdaş Türk Şiiri ağırlıklı bir dergi oldu, o niyetle yola çıkılmıştı: Behçet Necatigil’den, Melih Cevdet Anday’dan, Ülkü Tamer’den, Cemal Süreya’dan, Refik Durbaş’tan, Arif Damar’dan Feyyaz Kayacan çevirisiyle, Arif Ay’dan, Necip Fazıl’dan, İdris Hamza’dan, Erdem Bayazıt’tan ve Turan Koç’tan Mevlut Ceylan’ın yaptığı çeviriler yayınlandı.

Dergiyi kendi olanaklarımızla ancak üç sayı yayınlayabildik, Core sayesinde sayısız Türk şairi İngilizceye çevrilme fırsatını yakaladı.

Sonradan kimilerince benzeri anlayışla dergiler yayınlandı yayınlanmakta; bu özverili Don Kişotça girişimi sevindirici bulduğumu söylemeliyim.

Kültür Bakanlığı ve diğer ilgili birimler bu tür yayın yapanlara sahip çıkmalı: Uluslarası alanda başarının vazgeçilmez unsurunun, tecrübe devamlılığına bağlı olduğunun kabullenilmesi zorunludur.