DÜŞÜNCE

Osmanlının Bir Kültür Politikası Var mıydı?

10 Nisan 2020
Çaldıran Savaşı sonrasında Tebriz ve çevresinden getirdiği çok sayıda sanatçı ile Doğu ve Batı kültürleri arasında yeniden bir sentez oluşturmuş ve böylece doğu Türk-İslam kültüründe teşekkül eden birikimle Osmanlı kültürünü son bir kez güçlendirmiştir. Kuşkusuz, Kanuni Sultan Süleyman döneminde siyasi alanda olduğu gibi kültürel alanda da elde edilen parlak başarılar İstanbul’un fethi sonrasından itibaren yatırım yapılmaya başlanan kültürel birikimin muhteşem patlamasıdır. Kuşkusuz, Kanuni Sultan Süleyman atalarından devraldığı birikimi en üst düzeyde teşvik ederek bunun gelişmesine zemin hazırlamış ama başka alanlar gibi asıl daha önceki birikimlerin bir anlamda  değerlendiricisi olmuştur.

Gösteri Toplumu ve Sansür

17 Ekim 2026
Basın özgürlüğünü yok etmek için artan saldırılar karşısında yapılması gereken şey, münferit olaylara saman alevi gibi parlayıp sönen tepkiler üretmek değil; yönetim ve denetim mekanizmasının tahakküm üzerine işlediği bir rejimden dönmek için ne yapılması gerektiğini düşünmektir.

Herkes Haklı, Kimse Masum Değil

17 Ekim 2026
Nihayetinde kim ne söylerse söylesin, herkesin haklı olduğu bir yere gelindi. Herkes haklıysa doğal olarak kimse masum değildir. Yani bu noktada haklı çıkmak bir değer ifade etmez. Tek ve zorunlu bir çıkış yolu kaldı. Ya bu melun ve meşum kuyuda “biz ve öteki” birbirini trajik biçimde tüketecek ya da tüm taraflar özeleştiri yapıp kendi gerçekleriyle yüzleşecek.

Yapay Zekâ Çağında Finans

17 Ekim 2026
Tarım yazımızda verinin üretimi değiştirdiğini görmüştük. Kültür yazımızda ise, Veriyi kim topluyor? Kültürümüzü hangi algoritma görünür kılıyor? Kendi dilimizin ve kültürümüzün dijital geleceğini biz mi belirleyeceğiz, başkaları mı? diye sorduk. Finansta aynı soru bu kez paranın karşısına çıkıyor. Bizim verimizden ekonomik değeri kim üretecek? Biz mi? Başkalarının algoritmaları mı?

Gücü Sınırlayan Güçtür, İyi Niyet Değil

09 Ekim 2026
Güç, başka bir güçle sınırlanmadıkça iyi olmaz. Dünyayı daha iyi bir yer yapmanın yolu iyi insanları iktidara taşımak değil, iktidarı iyi insanların vicdanına muhtaç etmeyecek kurumlar kurmaktır.

Güç Perdesi

07 Ekim 2026
Güç, kendini çıplak göstermez. Bir "Güç Perdesi" arkasına saklanır. Dil, hukuk ve gündemle ördüğü bir perdenin ardına saklanır. Egemen odaklar suçlarını "barış operasyonu", "kamu yararı" veya "güvenlik tedbiri" gibi süslü kelimelerle örter; hukuku kendi çıkarlarına uygun olarak eğip büker ve dikkatimizi başka yöne çekerler

Yapay Zekâ Çağında Türkiye’nin Kültür Sınavı

30 Eylül 2026
Sadece geçmişi muhafaza etmeye çalışan pasif bir muhafazakârlık, yapay zekâ ve veriokrasi çağının kasırgası karşısında ayakta kalamaz. Türkiye’nin ihtiyacı, millî kültürün köklerinden beslenen, Nurettin Topçu’nun ahlâk ve şahsiyet ilkesini rehber edinen ve yapay zekâ çağında dijital egemenliğini ilan eden kuşatıcı bir kültür hamlesidir.

Fon Krizinin Anatomisi

27 Eylül 2026
Fon balonu neden bu kadar uzun süre ayakta kaldı? Denetim neden geç kaldı? Ve en önemlisi: Türkiye bu hikâyeden ne öğrendi? İnsanlar bir kez daha kolay para illüzyonu ile dolandırıldılar. Bundan sonra asıl sorumuz bunun bir daha olmaması için neler yapılmalı olmalı.

Ulusalcılık Küreselleşmeye Mani Mi?

22 Eylül 2026
Yeni ulusalcılık, yeni ulusların ortaya çıkması veya mevcut devletlerin parçalanması anlamına gelmemektedir. Esas mesele, mevcut ulusların yeniden tanımlanması ve tarihsel kimliklerinin yeniden tasarlanmasıdır. Yani, ulusu oluşturan dini ve kültürel referansların yeniden gözden geçirilmesidir.

Bir Mazeret Söylemi Olarak Anti-Emperyalizm

20 Eylül 2026
Anti-emperyalist anlatı, zamanla başlangıçtaki “özgürleştirici” iddiasından uzaklaşmış, otoriter rejimlerin başarısızlıklarına mazeret üretme mekanizmasına ve jeopolitik rekabetin araçsallaştırılmış bir söylemine dönüşmüştür. Kolonyalizm anlatısı açıklama gücünü bugün artık önemli ölçüde yitirmiş bir paradigma olarak değerlendirilmelidir.