DÜŞÜNCE

Kimlik Arayışı Neden Bir Sorun Oldu?

08 Nisan 2020

Etnik kimliğe dönüş endişelerinin arttığı günümüz çok kültürlülük dünyasında; Prof. Dr. Hasan BOYNUKARA ekonomik kaygılardan, politik hesaplara varan kimlik tartışmalarının salt kimlik sorunu olup olmadığını tartışıyor. Kimlik sorununun neden modern bir sorun haline dönüştüğünün çerçevesini kurmaya çalışıyor.

Korona, Kimin Başının Altından Çıkma?

07 Nisan 2020

Daha önce de benzer pandemiler, (veba, kuş gribi, domuz gribi vb.) salgın hastalıklar yaşamış ihtiyar dünyamız, yeni bir salgın hastalıkla karşı karşıya. Krizin hem olumsuz, hem olumlu anlamda getirdikleri, verdiği dersler var. Komplo teorileri bizim en büyük toplumsal hastalıklarımızdan biri. İdeolojik saplantılarımız veya siyasi kaygılarımız üzerinden karanlık senaryolar yazıp kendi sinirlerimizi de, toplumun sinirlerini de yıpratmaya gerek yok; kesin belgelere ve kanıtlara dayanmayan hiçbir karanlık senaryo inandırıcı değil.

İnziva Günlerinde Evlilik Tehlikede mi?

07 Nisan 2020

Bizi öfkelendiren sebeplerden biri de beklentilerimizin boşa çıkmasıdır ve düşüncelerimizin hayatta karşılık bulmamasıdır. Burada dikkat edeceğimiz şey, eğer beklentilerimiz sürekli boşa çıkıyorsa, bu mantıklı beklentiler içinde olmadığımız anlamına gelir. Düşüncelerimizle hayatın gerçekliği örtüşmüyorsa, bu durumda gerçekçi düşünemiyoruz demektir. O zaman yapılacak şey, öfkelenmekten ziyade beklentilerimizi ve düşüncelerimizi mantıklı ve gerçekçi hale getirmemizdir. 

Korona Günlerinde Yeniden Hatırlanan Eski Bir Tartışma: ‘bilim-din karşıtlığı’ ve Uzman Otoritesi

06 Nisan 2020

Yine korona vesilesiyle su yüzüne çıkan modern toplumsallaşmanın bel kemiği diyeceğimiz “uzman otoritesi” karşısındaki teslimetçi tavır hakkında da konuşmamız gerekiyor. Dünyanın maruz kaldığı bir salgın karşısında, yaşanan çaresizlikle birlikte kimi yazarların “Keşke her işimizi bilim kurulları yürütse”, türünden çıkışlarını görünce meselenin tek boyutlu bir bilim-din karşılaştırmasını aştığını gözlemliyoruz.

Uzaktan Eğitim Olsun Ama Eğitimden Uzak Olmasın

06 Nisan 2020

Eğitimin içeriği konusunun da yeniden düşünülmesi gerekir. Eğitim bizde sadece bilgi aktarımı olarak algılanmaktadır. Konfüçyüs'e atfedilen bir söz var.  ““Bir kişiye iyilik yapmak istiyorsan ona balık verme, balık tutmayı öğret” Yani bir kişiye hazır bir şey verme onun kendi gayretleriyle bir şey üretmesini sağla. Bu söz geçmişteki bir hayat tarzına yönelik söylenmiştir. Şimdi balık tutmasını öğrenmesi de yetmez. Çünkü mevcut balıklar tükenebilir. Buna ilaveten balık çiftliği kurup balık üretmesini de öğretmeliyiz. Bu metaforu şunun için söylüyorum. Çağımızda sadece mevcut bilgileri öğrenmek yetmez. Çünkü çağ çok hızlı değişiyor. Siz bir şeyi öğrenirken o bilginin bir üst versiyonu çıkıyor

Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok: Altdorfer’in Resmi Bağlamında Batı-Doğu Çekişmesi

05 Nisan 2020

Altdorfer 1528 yılında bu resme başladığında  Osmanlı ordusu Viyana önlerine gelme hazırlığı içinde idi. Bilindiği gibi 1529’da Viyana Kuşatması Osmanlı açısından beklenildiği gibi sonlanmamıştır. Elbette resmettiği  gibi kaçarcasına giden bir Osmanlı ordusu olmamıştır ve görsele döktüğü  Doğu Akdeniz ile ilgili beklenti için de 300 yıla yakın daha beklenmesi gerekmiştir.

Üç Asrın Hasadı: Corona

02 Nisan 2020

Konforlu dijital kölelerin oluşturduğu kalabalıklar, tıpkı çağın başında kilometrelerce uzağa birkaç saatte ulaşmanın insanlık için ne büyük bir nimet olduğunu alkışladıkları gibi şimdi de dijital çağın “görece” güzelliklerini alkışlayacak. İnsan, neden çok uzaklara çok kısa zamanda gitmenin bir ihtiyaca dönüştüğünü ise hiç düşünmedi. Modern zamanlarda bunu sorgulamak arkaik bir insan olma tehlikesini göze almakla mümkün olabilirdi: Çağ dışı. Ne büyük yafta ne büyük günah…

Hangi Bilgi, Hangi Malumat, Hangi Gerçek?

01 Nisan 2020

Bilgi ölmüş değil ancak insanların bilgi ile bağı koptu. Soyutlama yetneğinin malumata dönüştüğü bir çağda yaşıyoruz ve dünyanın kurgusuna müdahil değiliz artık. Muzahrafat bilgi ile çepeçevre kuşatıldık. Vehbi Başer zor ve sancılı bir alan inşaa ederek insanlığımızı pervasızca tehdit eden malumatın ne olup olmadığını sorularını sıralayarak bir çıkış imkanı arıyor.

Bu Dünyadan Şodkeviç Geçti

01 Nisan 2020

Dedim ya, o toplantı sırasında epey önemli isimle tanıştım. İşte bende sesiyle, duruşuyla iz bırakan insanlardan biriydi Şodkeviç. Kendisini ismen biliyordum. Bizim gençlik yıllarımızda Fransa’da Seuil Yayınevi vardı. Önemli bir yayıneviydi. Birinci hamur kaliteli kitaplar basıyordu. Onun direktörünün Müslüman olduğunu, yani ihtida ettiğini duymuştum. Bu vesileyle kitaplarıyla tanışmaya başladım. Maaskar’da tanıdım rahmetliyi. Vakur, polemiği sevmeyen, ama dost canlısı bir duruşu vardı.

İspanya Ezanı ve Simulakra Müselmanı

31 Mart 2020

İspanya'da ezan bazı yerlerde zaten halen açıkça da okunuyordu. Balkondaki ezan da anlaşıldığı kadarıyla, Granada değil, Madrid'de, müslümanların çoğunlukta olduğu bir sokakta İtalya'yı takliden bir Faslı vatandaşın okuduğu ezan. Sırf siyasi tabasbus ile T. C. Cumhurbaşkanımızın bir görüntüsüne bile montajlanıp yayılacak kadar ileri gidilen bir hamakat simulakrası. Peki simulakrların ‘muhâfazakâr  müselman’ın bir kısmı arasında bu kadar kolay yayılabilmesi nedendir? Siyaset sosyolojisi açısından incelenmek üzere, “-muhâfazakâr  kemalistlerle muhâfazakâr  müselmanlar bu ülkede aynı davranış kodlarını sergiliyorlar” denilse çok mu abartılmış olunur?