DÜŞÜNCE

Osmanlının Bir Kültür Politikası Var mıydı?

10 Nisan 2020
Çaldıran Savaşı sonrasında Tebriz ve çevresinden getirdiği çok sayıda sanatçı ile Doğu ve Batı kültürleri arasında yeniden bir sentez oluşturmuş ve böylece doğu Türk-İslam kültüründe teşekkül eden birikimle Osmanlı kültürünü son bir kez güçlendirmiştir. Kuşkusuz, Kanuni Sultan Süleyman döneminde siyasi alanda olduğu gibi kültürel alanda da elde edilen parlak başarılar İstanbul’un fethi sonrasından itibaren yatırım yapılmaya başlanan kültürel birikimin muhteşem patlamasıdır. Kuşkusuz, Kanuni Sultan Süleyman atalarından devraldığı birikimi en üst düzeyde teşvik ederek bunun gelişmesine zemin hazırlamış ama başka alanlar gibi asıl daha önceki birikimlerin bir anlamda  değerlendiricisi olmuştur.

İnsan, Sağlık, Hekimlik, Cerrahlık ve Bir Teşekkür

17 Eylül 2026
Ameliyat ve yoğun bakım sürecinin ardından Beyin Cerrahisi servisindeki odamda sekiz gün boyunca takip ve tedavi altında kaldım. Açıkçası, bu süre içerisinde neredeyse eleştiri konusu yapılabilecek hiçbir şeyle karşılaşmadım. Hastaya, yani insana ne kadar değer verilmesi gerekiyorsa, o değerin bu hastanede verildiğini gördüm.

Hatıralar Daima Yenidir

17 Eylül 2026
İşte hayat böyle bir şey… Bir dostun davetiyle yola çıkıyorsunuz ve uğradığınız menzilde başka bir dostun hatırasıyla buluşuyorsunuz. İnsana dokunmak bu olsa gerek. Hatıralar canlanıyor gözümün önünde. Düne dair hatıralar, bugün hâlâ yolumuzu aydınlatıyor.

Alman Belgelerinde 1915: Stefan Ihrig ile Söyleşi

13 Eylül 2026
Hayfa Üniversitesi’nde Alman tarihi, Türk tarihi ve Avrupa/Orta Doğu tarihi üzerine çalışan tarih profesörü Stefan Ihrig ile Almanların 20. asrın başlarında Ermenilere ve 1915 olaylarına nasıl baktıklarına dair bir söyleşi gerçekleştirdik.

Toprağı Değil Veriyi Yönetmek:Türkiye Tarımında Yapay Zekâ Çağı

11 Eylül 2026
Türkiye’nin elindeki devasa tarımsal kapasiteyi, yapay zekâ çağında nasıl bir sisteme dönüştürebiliriz? Tarımla ilgili çok büyük miktarda veri üretiyoruz. Toprak verileri, meteorolojik veriler var. Uydu görüntüleri, üretim istatistikleri, su verileri, ihracat verileri var. Çiftçinin tecrübesi var. Üniversitelerin araştırmaları var. Bütün bu bilgilerin bir sistem içinde buluşması gerekiyor.

Ölümcül Kibir: Tek Aklın Toplumu Tasarlama Yanılgısı

09 Eylül 2026
Hayek'in "fatal conceit" (ölümcül kibir) kavramı, modern siyasetin belki de en az konuşulan ama en sık tekrarlanan hatasını tarif eder: İnsan aklının, kendi sınırlarını unutup toplumu bütünüyle tasarlayabileceğine inanması. Bu, sadece bir yönetim hatası değil, epistemolojik bir yanılgıdır.

Kurgusal Akılcılık Hastalığı

09 Eylül 2026
Kurgusal akılcılık hastalığı, felsefi bir metafor olarak, aklın kendi ürettiği kurguları gerçekliğin kendisi sanması, bu kurguları mutlak ve değişmez doğrular haline getirmesi durumunu ifade eder. Bu, basit bir “yanlış inanma” değildir; aklın kendi araçlarını (kavramlar, sistemler, anlatılar, modeller) ontolojik gerçeklikle karıştırması, yani araçların amaç haline gelmesidir.

Yeni İttihatçılık: Yeni Rejimin Zihin Haritası

08 Eylül 2026
“Yeni İttihatçılığı Anlama Kılavuzu” başlığıyla gerçekleştirilen uzun YouTube programdan hareketle hazırlanan bu metinde "Yeni İttihatçılık" kavramı beş ana eksen etrafında tanımlanıyor: Benlik, Kimlik, Vatandaşlık, Devlet ve Batı/Dünya. Böylece Yeni İttihatçılığı, hem bugünkü siyasal düzeni hem de Türkiye’nin yön arayışını anlamaya yarayan bütünlüklü bir okuma olarak tartışmaya açıyoruz.

Mekke Ve İbrahim Anlaşmaları, Türkiye Ve İsrail

08 Eylül 2026
20. yüzyılın dünyası büyük ölçüde kutuplar üzerinden kurulmuştu. 21. yüzyılda ise farklı bir yapı ortaya çıkmakta. Böyle bir dünyada devletleri yalnızca tek bir kutba ait varlıklar olarak tanımlamak giderek zorlaşıyor. Belki de yeni sistemin temel sorusu artık “kimin tarafındasın?” değil, “hangi ağlara bağlısın?” sorusudur.

Polder Sisteminden Yapay Zekâya: Hollanda’nın Tarım Deneyimi

06 Eylül 2026
Hollanda’nın tarımsal başarısının sırrı yalnızca teknoloji kullanması değildir. Üretimi giderek daha fazla ölçülebilir, öngörülebilir ve yönetilebilir hale getirmesidir. Türkiye’nin ihtiyacı da Hollanda’nın ürünlerini veya seralarını kopyalamak değil, bu mantığı kendi coğrafyasına uyarlamaktır.