DİLBİLİM

Uzaktan Zorunsuz Öğretim

14 Haziran 2020

Kelime ve kavramların “Türkçe” oluşu konusunda Banarlı’nın yaklaşımı doğru yaklaşımdır(1). Eşya ve kavramları üreten toplumlar onlara “isim verme hakkı”na sahiptir. Bunu bir nevi telif hakkı, bir fikri mülkiyet olarak anlayabiliriz. Ya o eşya ve kavramları siz üretirsiniz ya da üretemeyip alma yoluna gittiyseniz o kavramları içinde doğdukları toplumun kullandığı gibi kullanırsınız. O kavramlar size geldiğinde telaffuz ve anlam olarak değişikliklere uğrayarak sizin dilinize girebilir. Hem ahlaki hem de bilimsel olan budur. Ve bu büyük dillerin neredeyse tamamında böyledir. “Tüm kelimelerimiz öz Türkçe olsun” yaklaşımı bilimsel karşılığı olmayan romantik ve politik üstelik de artık arkaik bir arzudur.

Codex Cumanicus

28 Ocak 2016

Codex Cumanicus'un en önemli özelliği, Latin harfleriyle yazılmış ilk Türkçe kitap olmasıdır. Eser, aslında birbirine biraz benzer iki ayrı kitaptan meydana gelmekte. Birincisi, bizim tespitlerimize göre 1291-1293 yılları arasında, ikincisi muhtemelen 14. yüzyılın ilk yarısında Latin harfleriyle yazılmış iki ayrı kitapken bilinmeyen birileri tarafından birlikte ciltlenerek tek kitap haline getirilmiş. Codex Cumanicus olarak bilinen aslında birinci kitaptır. Lakin şunu unutmamalıyız ki, birinci kitap ne kadar Türklerinse o kadar da Farslarındır. Çünkü 110 sayfalık kitap Latince-Farsça-Türkçe üç sütun halinde ilerlemektedir. Codex Cumanicus adı birlikte ciltlendikleri için sonradan her iki kitabın ortak adı olmuştur.