08/14 Kasım 2025 Tarihleri Arasında İstanbul Rami Kütüphanesinde Yapılan “Tarihin Sonunda Antisiyonizm Kongresi”nin 09 Kasım 2025 Pazar Günü 2. Oturumunda Sunduğum Kongre Bildirisi ve Öneridir.
Sahte diplomalar sadece bir yozlaşmayı değil, içinde bulunduğumuz bilimsel bilginin düzeyini ve inandığımız dinin ilkelerinin tükenişini de bize gösterdi. Adamlar sahte diplomayla, eğitimini almadıkları alanlarda hiç tökezlemeden "meslek" icra ediyor, hatta bu çürümüş, yozlaşmış akademik ortamın en ünlüleri arasında yer alarak ahlaki tükenmişliğin, şarlatanlığın şahikasını bize gösteriyor.
“Şartlar sandığı” kirli çamaşırları temizleyen bir çeşit çamaşır makinasıdır. İnanç ve ideolojinizi ilgilendiren düne ya da bugüne ait ne kadar izahı olmayan konu varsa bu sandığa atıp bahse konu meseleler ile ilgili tartışmalardan kolaylıkla sıyrılabilirsiniz. Vicdanını rahatlatmak, muhatabını ikna etmek için kullanılan bu yöntem büyük tahribatlara yol açar.
Endoktriner zorunlu eğitimin asırlık geleneği ile devam edilen bir vasatta asırlık düşmanlıkların, çatışmaların üstesinden gelecek nesiller yetişmesini beklemek oldukça zordur. Aksine yeni yetişen nesillerin de büyük bir motivasyonla ateşe odun taşıyacaklarını söylemek kehanet sayılmamalıdır.
Uluslararası toplumlar ve devletlerin birçoğu vicdan ve adalet sınavını kaybetti. Suriye’de olup bitenler küresel vicdanın yabancılaşmasının bir tezahürüdür. Kötülüğün sıradanlaştığı yerin adı Suriye, kötülüğü kendinde doğallaştıran Esed oldu.
Bu yazıda insanın içine doğup büyüdüğü çevrelerce nasıl bir tipe dönüştürüldüğü, aklın nasıl zihnin sınırlarına hapsedildiğini, örgütlü dilin tüm çevrelerde kavramsal putlar vasıtasıyla nasıl aidiyeti ve çatışma motivasyonu yüksek tipler ürettiği anlatmaya çalışacağım.
Bir uçağı idare eden kaptan pilot, katı otorite nedeniyle nasıl ki kazalara yol açıyor ve insanların ölümüne sebep oluyorsa aynı şekilde bir ülkeyi yöneten kişilerin de katı otoritesi nice insanların ölümüne sebep olabilir. Tarihten ibret almayanlar, ibretlik olayların kurbanı olmaya mahkumdur.
Bir insan tipe dönüştükten sonra tekrar karakter olmak için ihtiyaç duyduğu cevheri içinde taşır. Bu cevher akıl ve vicdandır. Akıl, aklın hasletleri ve vicdan bir tipi tekrar karaktere dönüştürebilir. Ancak bunun için de insanın irade ve cesaret göstermesi gerekir.
Elbette kabile bilincine dair bu aforizmalar bilimsel usullerle ortaya çıkan, mutlak doğru, yargılayıcı, aşağılayıcı genellemeler değil ama bu bilinci taşımayı sürdüren toplulukların neden böyle olduğuna dair yılların okuma ve deneyimleriyle oluşan kanaatlerdir.
Kişi eğer hakikaten bir hakikat ve onurlu yaşam kaygısı taşıyorsa zihnini kuşatan her şeyi bir süreliğine paranteze alması, hedeflediği nitelikli yaşam için de zorunlu bir çaba olarak görülmelidir.