SÖYLEŞİ

Japonya Bildiğiniz Gibi Değil

25 Aralık 2016

Yirmi küsur yıldır Japonyada yaşayan Suat Boynukara ve amcası Mahmut Boynukara ile Japonya deneyimleri, gözlemleri ve tanıklıklarını konuştuk. Hepsi birinci el, hepsi taze. Keyifli bir konuşma oldu. 
"Burada kimse kimsenin kimliğine, inancına, aile yapısına bakmaz. İşinin iyi yapıp yapmadığına bakar. Bizde çalışan doktor da var, hiç eğitimi olmayan insanlar da. Bu her kurum için geçerli. Kimse diplomanıza, kariyerinize bakmaz. Talip olduğunuz işi iyi yaşıyorsanız, yeteneğiniz ve donanımız varsa kimse ötesini sorgulamaz."

Fikir Coğrafyası Makedonya Televizyonunda

01 Haziran 2016

Fikir Coğrafyası, yayın hayatına atıldığından bu yana tarihi ve kültürel coğrafyamıza ayrı bir önem verdi. Fikir Coğrafyası’nın Üsküp’de düzenlediği bir toplantı vesilesiyle, Makedonya Devlet Televizyonun Türkçe yayınında Sayın Sedat Azizoğlu’nun konuğu olduk. Küreselleşme ve Balkan Coğrafyası bağlamında Dr. Adnan Tekşen, Doç. Dr. Vehbi Başer ve Prof. Dr. Alaattin Karaca Fikir Coğrafyası’nın işlevi ve misyonunu anlattı.

Adnan Tekşen ile Edebiyat ve Toplum İlişkisi Üzerine

15 Mayıs 2016

"50'li  yıllarda görülen toplumcu eğilimler, belirli bir ihtiyacın etkisiyle ve belirli şartların sonucunda ortaya çıktı. Ancak daha ziyade toplumcu/gerçekçi bir felsefenin kendi gerçekliğimize şabloncu uygulamalarını çoğalttı. Bu ideolojik prizma, redd-i miras üzerine kurulmuş bir düzenin ve aydın zümresinin yeni arayışıydı. Yani daha açık söylersek, Türkiye’de sosyalizm bir anti-tezdi, ama Kemalist/devletçi bir anlayışın anti-tezi olarak ortaya çıktı. Dolaysıyla anti-tezi olduğu düşüncenin zaaflarını da metodik olarak içinde taşıdı. Birinci sorunu buydu. İkincisi ise ithal bir ideoloji olmasıydı. Batı tipi bir feodal yapı ve ilişkilerin bu ithal ideolojik şablona yerleştirilmesi çabası söz konusuydu. Sosyal yapı ve dinamik analizinden yoksun bir uygulama olarak kabul görmedi. Bu anlayışın yerli gerçekliğe uygulanması çabaları da yeterli olgunluğa ulaşamadı."

Rıza Rit: Türk mûsıkîsinin duayenleriyle çalışmak bir bahtiyarlık

22 Nisan 2016

Bu söyleşi tam 3 yıl önce yapıldı. Münir Nurettin Selçuk’un yanında mûsikîyi kavramış olan Rıza Rit, 89 yaşına rağmen mûsikîmizin engin denizinde kulaç atmaya devam ediyordu. Üstün icra kabiliyeti ve eğitimciliği hala pırıl pırıl parlıyordu. Mûsıkîmizin bugünlerde unutulmuş olan bir kavramını gündeme getirerek Fem’i Muhsin’e vurgu yapıyordu. Türk müziğine yarım yüzyıldan fazla hizmet etmiş Rıza Rit bize ailesinden, Rit Sabun ve Çikolata fabrikalarından, Virtüöz kanun sanatkârı kardeşi Hilmi Rit ’ten, bahsetti. Onu daha yakından tanımak ve anlamak için  bu söyleşiyi aşağıda sunuyoruz.

Üsküp'ten Bir Derginin Hikayesi: Köprü

16 Nisan 2016

Leyla Şerif Emin,1981 yılında Üsküp Makedonya’da doğdu. Üsküp, Aziz Kiril ve Metodi Üniversitesi’nin  Filoloji fakültesinde, Türk Dili ve Edebiyat bölümünden mezun oldu. Kalkandelen Üniversitesi Şarkiyat bölümünde yüksek lisans öğrencisi ve öğretim görevlisidir.  2002 yılında Makedonya Türk Edebiyatı nerdeyse tamamen en sessiz dönemini yaşarken 25 ocak 2002 yılından  itibaren “Köprü, Kültür Sanat ve Edebiyat„ dergisini üniversite öğrencileri olarak yayınlamaya başladılar. Aynı dergide 2005 yılından beri genel yayın yönetmenliğini yapmaktadır. Derginin önemi, Makedonya sınırları içinde Türkçe yayınlanan, yegane Kültür Sanat ve Edebiyat dergisi olmasıdır. 

Siyasal Dönüşüm

11 Nisan 2016

Bu söyleşi, Fikir Coğrafyası yazarlarından Balıkesir Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç Dr. Vehbi Başer ile 3 Ocak 2015 tarihinde Ayhan Yıldırım ve Mahmut Tatar tarafından facebook ortamında canlı olarak gerçekleştirilmiştir. Sitemizin facebook sayfasında yer alan ilk söyleşilerde olduğu gibi, izleyicilerin de soruları ile röportaja katkıda bulundukları, Haziran 2015 Genel Seçimleri öncesindeki muhtemel gelişmelere yönelik olarak dile getirilmiş olsa da, bugün içinden geçmekte olduğumuz şiddet olaylarının tedirgin edici tırmanışına ışık tutar mahiyetteki dikkat çekici öngörülerin Haziran ve Kasım seçimleri akabindeki süreçte bir ölçüde doğrulandığı; Türkiye’nin demokratikleşmesi bağlamında kırılgan bir dönüm noktasında bulunduğumuzu vurgulayan ve Başkanlık Sistemi’ne geçiş dahil siyasal dönüşümün çeşitli sorunları üzerine Vehbi Başer’in görüşlerine yer veren bu söyleşinin sitemiz üzerinden yayınlanmasında fayda mülahaza edilmiştir.

İslâm Bir Terör Kaynağı Değil

10 Nisan 2016

Orta Doğu uzmanı, Hizbullah, İran, Suriye ve Türkiye’nin İran ile Suriye’ye yönelik dış politikasına ilişkin önemli araştırmaların müellifi, Floransa Üniversitesi eğitim görevlisi Gerta Zaimi ile birçok Arnavut gencinin Suriye’de yaşamını yitirmesine sebebiyet veren olgu olan İslâm’ın radikal ya da aşırıcı yorumlama yöntemleri üzerine geniş ve kapsamlı bir röportaj gerçekleştirdik. Önyargısız bir profesyonel ve araştırmacı olarak Zaimi, kavramlar konusunda son derece hassasiyet içinde ve gelişmelere yönelik tamamen profesyonel bir yaklaşımla kendi bulgularını paylaşıp Arnavut toplumunun, bu olguların karşısında nasıl muhafaza edilmesi gerektiğine dair önerilerini sunmaktadır. 

Prof. Dr. Cengiz Anık ile Devlet ve Meşruiyet Üzerine Söyleşi

27 Mart 2016

Devlet nedir ? Meşruiyet kaynakları nelerdir? Sanayi devrimi sonrası oluşan modern dünyada devlet kavramında neler değişmiştir? Devlet meşruiyeti için bilgiyi ve ideolojiyi nasıl kullanır ? Devletin, meşruiyetini sağlamada kamusal alan özel alan ayrımının yeri ? Sivil alan otoriteyi güçlendirmek amacıyla nasıl kullanılmakta? Küreselleşme sürecinde sanayi devrimi sonrası devlet anlayışında neler değişti? Küreselleşme süreci gerçek bir demokrasinin önünde hangi araçlarla bir engele dönüşebilir? Bu soruların cevabı aşağıdaki söyleşide.

Doç. Dr. Yalçın Çetinkaya ile Müzik Üzerine

19 Mart 2016

Sanat müziğimizi ve halk müziğimizi neden yeniden üretemiyoruz? Dini musikiden bahsedilebilir mi? Yeşil pop neden makes bulmadı? Müzikteki vaziyete bakarak edeniyetimizin ayakta olduğu söylenebilir mi? Musiki ve medeniyet ilişkisi nasıl kurulmalıdır? Ortaçağ Hıristiyanlığın müzik üzerine etkileri nedir?  Neden okullarımızda müziği öğretemiyoruz? Bu soruların cevabı  bu söyleşide.....

Vehbi Başer ile Facebook Söyleşisi

15 Mart 2016

Müslümanların çeşitli coğrafyaları fethederek siyasi egemenliklerini yaymalarını müteakiben, bu coğrafyaların önceki medeniyetleri kendilerini Arap dilinde yeniden ifade etmeye ve İslâmî sembolleri kendi kültür ve medeniyetlerini ifade edecek şekilde kullanmaya başladıklarında, otantik İslam inançlarının yerini bu kadim medeniyetlerin sorunları ve bunların çözümleri almıştır. Böylece, tarihsel tecrübeler olarak Müslüman Medeniyetleri diyebileceğimiz yapılar ortaya çıktı. Bu açıdan bakıldığında, İslam, özellikle İran, Eski Mezopotamya, İskenderiye, Hind ve Çin'de doğulu dinlerin ya da mistik öğretilerin unsurları ile dönüşerek "doğulu bir Müslümanlık" biçimine büründü. Bunun kısmî bir istisnası, Roma geleneklerini de iktibas eden Osmanlı ile, daha farklı bir istisnası Mağrib ve Endülüs Müslümanlıklarıdır.