SÖYLEŞİ

Batı'da Din-Devlet İlişkileri

16 Mayıs 2020
Yazar Altay Ünaltay, hakim otoritenin dünyevi iktidar ile ilişkilerini masaya yatırırken neden dünyanın her yeri Doğu'ydu, Batı'da Roma İmparatorluğunun tasfiyesi nasıl Kilise'yi iktidar sahibi yaptı gibi soruların cevaplarına dair zihni pratiklerini paylaşıyor. Altay Ünaltay'ı Adnan Tekşen misafir ediyor.

Bayrağın Ruhunu Boşaltmak

16 Mayıs 2020
Hayatımızı kuşatan sembollerin ve içi boşaltılan bu sembollerin gündelik hayatımızdaki karşılıklarını sorguluyor, Salih Cenap Baydar. Sorgusunun merkezinde Türkiye semalarında çizilen bayrak sembolü var. Baudrillard, içi boşaltılan sembolleri tanımlarken neden Simulakra kavramını kullandı? Meraklıları için sohbeti Baha Yılmaz gerçekleştirdi.

Prof. Dr. Ramazan Yelken ile Siyasette Kurumsallaşma Üzerine Söyleşi

14 Şubat 2020
Prof. Dr. Ramazan Yelken ile söyleşimizden satır başları: - Sağ partilerin ömürleri hep liderlerinin ömrü ile sınırlı kaldı. - Cumhuriyet Halk Partisi bir çok lider değiştirmesine rağmen kurumsal varlığını ve devamlılığını koruyabildi. - Ak Parti Siyaset Akademisi kurumsallaşma adına bir adımdı. ​- Siyasete katılımı engelleyen en önemli şey insanlara değer verilmemesidir.

Halim Demiryürek: İktidarlar insanlarını “gözetlemek” yerine “gözetmeyi” tercih etmeli

09 Ağustos 2019

Halim Demiryürek’in Osmanlı Hapishaneleri (1913-1914) isimli kitabı Babıali Kültür Yayıncılıktan çıktı. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Demiryürek ile kitabından hareketle hapishaneleri, zindanı, mahbesi, makteli, işkencehaneyi ve katilhaneyi konuştuk. Demiryürek’in genel olarak “hapishane” kavramına bakışını ve Osmanlı’nın son dönemindeki hapishanelere ve mahkûmlara ilişkin görüşlerini bu söyleşide yoğunlaşmış olarak bulacaksınız.

Erol Sayan: Bir Müziği Besteci İleri Götürür

23 Mayıs 2019

​Derin bilgisiyle mûsıkîmizin el değmemiş alanlarına getirdiği çalışmalar ile zekasını deha noktasında göstermiş olan Erol Sayan, tanbur enstrümanına olan hakimiyetiyle de otoritelerin haklı ilgisini görmüştür. Tanbura olan ilgisini sapını kesip denemeler yapacak kadar ileri götüren Sayan, bestecilik için operatörlük tanımını kullanıyor. İcracıların dışarıdan baktığını söyleyen Sayan; “Besteci, keser, açar, bakar. Onun için bestecinin nazariyat yazması lazım. İcracının değil. Bir müziği besteci ileri götürür. Dolayısıyla bestecinin çok bilgili, deneyimli ve yetenekli olması gerekir” diyor. 156’sı TRT repertuarında olmak üzere, değişik form ve makamlarda 300’ün üzerinde eserin sahibi olan, müziğimizin yaşayan efsanelerinden Erol Sayan ile sizler için sohbet ettik.

Yılmaz Daşçıoğlu: Öznenin kendisini idraki, kendisini nesnede seyretmesidir

23 Mayıs 2019

Yılmaz Daşçıoğlu ile “Dalgalı Suda Gölge ve Sûret : 19. Yüzyıl Türk Edebiyatında Bireyin Oluşumu Üzerine”  kitabından hareketle edebiyat tarihindeki önemli değişimlerin felsefi ve sosyolojik arkaplanını konuştuk. Daşçıoğlu’nun, Rönesansla başlayan insan, zaman ve mekan algısındaki  değişimlerle modernizmin sanata yansıması; sanatta duygunun ve aşkın olanın geri çekilmesiyle neleri kaybettiğimiz; yeni birey algısının romandaki rolü gibi konulardaki görüşlerini bu kısa söyleşide yoğunlaşmış olarak bulacaksınız.

Tamburi Cemil Ekolünün Son Temsilcisi: Necdet Yaşar

24 Ekim 2017

Eski mûsikî lisanımızı ve nadide makamları harfiyen bilen, bilmenin yanında onu dinlemekten ve çalmaktan fazlasıyla haz alan, son yarım asra damgasını vurarak, ustalarından öğrendiği üstün saz bilgisi ve tekniği ile genç kuşağı etkileyen, İstanbul beyefendisi kişiliği ve tavırları ile hemen herkesin sevip takdir ettiği,  Tanbûri Necdet Yaşar’la sizin için sohbet ettik.

Ebuzer'in Almanyası

16 Ocak 2017

Abuzer Boynukara, otuz küsur yıl önce Almanya'ya gitmiş. O zaman gurbetti Almanya, şimdi ise kapı komşumuz. Vatandaşlarımızın en kalabalık yaşadığı ülke. Hem umutların hem hayal kırıklıklarının adıdır. İyi ki zamanında gelmişim diyen de var, kırk yıldır Türkiye hasreti çeken de. Dernekler, birlikler, mahalleler, camiler, kahveler, hatta mahalleler...  Sevenler de var, nefret edenler de. Acı vatan Almanya zamanla azıcık vatan Almanya oldu. Üçüncü, dördüncü kuşak giderek Almanlaşıyor. Çift pasaporttan, tek pasaport yeter noktasına gelinmiş durumda.  Bu konuşmada Almanya'yı tanımaktan çok, Ebuzer'in Almanyasına bakacağız.

Aslında Kore de Bildiğiniz Gibi Değil!

12 Ocak 2017

Kore ve Koreliler hiç yabancımız değil, hiç yabancıları da değiliz. Kore şehitlerimiz var, gazilerimiz oldu. Bir yakınlık bir aşinalık var aramızda. Biraz dedikodu yapalım isterseniz. Bu defa Ceren ve eşi Jeong DongPil'le konuşacağız. Ceren Biyolog ve öğretmenlik yapıyor, eşi Koreli, Elektrik ve Kimya mühendisi. Bir onlardan, bir bizden. Hem dışarıdan bakacağız, hem içerden. Küçük bir not düşelim; Ceren Amcamın torunu. Kaptırmış gönlünü bir Koreliye. Gönül bu, Türk'e de konar, Koreli'ye de. 

Prof. Dr. Ruhi Ayangil: “Ali Ufkî’nin Türk mûsikîsine ve dünya mûsikîsine hizmeti büyüktür.”

02 Ocak 2017

Hiçbir randevu almadan, telefon dahi etmeden bir gün gittim kapısını çaldım. Kapıyı çaldım, bekledim kapı önünde. Meraklı, güler bir yüzle açtı kapıyı “buyurun efendim kime bakmıştınız?” dedi. “Efendim, ben bir alaturkacıyım” dedim ismimi söylemeden. “Ben müsaade ederseniz sizden mûsıkî öğrenmeye geldim. Beni kabul ederseniz” dedim. Kapı önünde, eşikte oluyor bu konuşma. Böyle o meraklı gözler giderek bir iç gülümsemeye dönüştü “Aa, mûsikînin alaturkası, alafrangası olmaz. Geç bakiyim içeri!” dedi ve beni o sûretle talebeliğe kabul etmekle yüce gönüllülüğünü gösterdi. Mûsikîye mütedâir çok derûnî, hikemî şeyler öğrendim rahmetli hocadan.