DÜŞÜNCE

Kabile Bilinci (Aforizmalar)

01 Aralık 2024
Elbette kabile bilincine dair bu aforizmalar bilimsel usullerle ortaya çıkan, mutlak doğru, yargılayıcı, aşağılayıcı genellemeler değil ama bu bilinci taşımayı sürdüren toplulukların neden böyle olduğuna dair yılların okuma ve deneyimleriyle oluşan kanaatlerdir.

İnsan Ruhunun Kutuplaşması ve Dostoyevski'de İkizlik Durumu

10 Kasım 2024
Dostoyevski romancılığının ve sanatının en önemli ayrıcalığı ikizlikler durumunu nasıl işlediği ile ele alınabilir. Bahsedeceğimiz ikizlikler, Gogol etkisiyle ilk romantik dönemden başlayarak hatta bir romanın içinde iken veya bir başka romanın başka karakterinin desenine kadar devam eder.

Sartre ve Dostoyevski'nin Duvarı

09 Kasım 2024
Ne yazık ki Dostoyevski de Sartre gibi sorularına bir cevap bulamamıştır. Önüne duvar çıkınca sırtını dönüp başka bir tarafa yönelmiştir ama duvar hep yerinde kalmıştır. Netice Sartre başkasının cehenneminde yaşamış, Dostoyevki kendi arafında... Ne Sartre'ın kahramanları duvarı yıkıp aşabilmiş, ne Dostoyevski'nin kahramanları araftan çıkabilmiştir.

Özgürlük, Eşitlik ve Demokrasi

29 Ekim 2024
Cumhuriyet yönetim biçimi eksiğiyle fazlasıyla insanın kendi bilinciyle ürettiği özgürlük ve eşitlik temelli bir yönetim biçimidir. Bize düşen, dünün insan anlayışı ve üretim biçimine uygun yönetim sistemlerine özenip bu sistemi örseleyip boşuna zaman kaybetmek yerine, mevcut sistemi hukukun temel alındığı daha özgürlükçü ve katılımcı bir hale getirmek için çaba göstermek olmalıdır.

İslam Dünyasında Sivil Değerler ve Kurumların Rolü: 11. İslam ve Özgürlük Konferansının Ardından

28 Ekim 2024
Sözün kâr ettiği yerde caydırıcı güç diplomasi ve müzakereyle, sözün bittiği yerde ise caydırıcı güç askeri ve teknolojik güçle olur. Bu gücü sağlamak teknoloji üretimi ve mal-hizmet üretim kapasitesiyle olur. Üretim gücü ise AR-GE’ye yatırımla, yeniliklerle, teknolojik icat ve buluşlarla, inovasyonla olur.

Tarihin Son Türk Devleti

17 Ekim 2024
Gelecek yılların, ulusu, etnik yapıları ve kültürel değerleri yok edecek şekilde tasarlandığı gerçeği üzerinden hareket etmeliyiz. Ulusun inşa edilmesi sürecinde yaşanan siyasi ve iktisadi gelişmelerin tersine çevrilerek tekrar kabile toplumuna doğru gidiyoruz.