Ulusların Ruhu Yaşlanırsa
Ulusların ruhu da bireyler gibi yaşlanıyor. İnsanın çocukluktaki fiziki ve ruhi hallerinin yaşlılıkta da tezahür etmesi gibi, “ortak ruhumuz” da tekâmülünü tamamlıyor. O da çocuklaşıyor vesselam. Olgunluk nasıl ki erdemin kapısı olabiliyorsa, yaşlılık da çocukluğun kötü bir kopyası gibi evreni kuşatıyor. Ortak ruhumuzun çocukluğu neresi? İlk insanlar mı? Bilginin ve teknolojinin bu denli hızlı geliştiği bir dönemde ortak ruhun ilk insana gönderme yapması normal mi? Ya da mümkün mü? Bilgimizi kutsamaya hiç gerek yok. Nietzsche der ki: “herkesin öğrenme hakkının olması, zamanla sadece yazmayı değil, düşünmeyi de mahveder”. Yani? Bilgimize fazla anlam yüklemeye gerek yok.