EKONOMİ

Hangi Finans Sistemi Daha Güçlü Sizce

21 Haziran 2020

toplumsal hizmetin kişi ya da firmaların değil devletin işi olduğu ileri sürülebilir. Evet doğrudur; pür kapitalist anlayış bunu gerektirir ama islam ekonomisinin yaklaşımı kısa vadeli ve bireysel değil, uzun vadeli ve toplumsaldır. İslam ekonomisi bu yüzden tamamlayıcı değil alternatif olmalıdır. İslam ekonomisi kendisini kapitalist kavramlarla izah etmeye çalıştığı sürece, ki günümüzde maalesef böyledir, sürekli güdük kalmaya mahkumdur. İslam ekonomisini kapitalist bir yaklaşımla izah bir zaafiyet, hatta komplekstir

İktisat ve İnsan Arasında bir Ahlak Abidesi: Sabri Orman

12 Haziran 2020

Sabri hocanın yukarıda sözü edilen akademisyen, araştırmacı, yazar ve idarecilik yönleri kadar, belki de onlardan bile önemli bir yönü, olağanüstü kibar bir insan olmasıydı. Yine Türk düşünce dünyasının mümtaz şahsiyetlerinden biri olan Cemil Meriç üstadımız “medeniyet, insanın insana kibar davranmasıdır” diyor. Prof. Dr. Sabri Orman işte medeniyetin bu tanımının hakkını veren, kelimenin tam anlamıyla medeni insanlardan biriydi. Bırakın meslektaşlarını ve tanımadığı insanları, öğrencilerine bile “siz” diye hitap ederdi. Yüzünden gülümseme eksik olmazdı. Kimseye kızmaz, kimseyi kırmazdı. Sakin sakin, kelimelerin üstüne basa basa, ağır ağır konuşurdu. Nezaketin, kibarlığın, efendiliğin, meramını kırmadan anlatmanın adeta canlı timsaliydi.

Korona Sonrası Yeni Tip Kalkınma Yardımları Stratejisi

11 Haziran 2020

Bu şekliyle sadece dış politikanın değil aynı zamanda iç politikanın da bir unsuru haline gelen kalkınma yardımları stratejileri eskisinden daha karmaşık bir hale gelecek ve üst bir akıl tarafından yönetilecektir. Her ne kadar içinde yaşadığımız sürecin sıcaklığı nedeniyle öncelikli bir mesele gibi görünmese de bu husus ülkelerin önemli bir gündemi haline gelecek. Bu sadece ülkelerin kendileriyle ilgili bir durum değil elbette, dünyada meydana gelen işsizlik, açlık ve fakirlik için bugünden bir çözüm düşünülmez ise yakın bir zamanda bütün dünya bu süreçten nasibini alacak. 

Korona Sonrası Ekonomik Hayat Nereye Gider?

27 Mayıs 2020

Prof. Dr. Mustafa Acar bu söyleşide, pandemi sonrası artık eski hayatımıza olduğu gibi dönmenin imkansızlığından hareketle, ekonomik hayatın yönünü anlamaya çalışıyor. Acar, tüm kriz dönemleri gibi bu dönemin de yeni fikirleri ve hayat biçimlerini doğuracağını belirterek, üretim ve tüketim kalıplarından, sosyal ilişkilere kadar yeni kalıplar ve modellere hazırlıklı olmamız gerektiğini vurguluyor. Söyleşiyi Tolga Avşar gerçekleştirdi.

Korona Öncesi Korona Sonrası Dünya Ekonomisi

23 Nisan 2020

Emperyalizm belki iştahından biraz azaltacaktır ama kâr gütme yerine sosyal fayda, toplumsal mutluluk ve çevresel duyarlılık gibi konularda yine pragmatist davranacaktır. The New York Times, Foreign Policy ve The Conversation gibi yayınlar hizmet sektöründe ciddi değişmelerin yaşanacağını tahmin ediyor. Ayrıca uluslararası tedarik zinciri ve uluslararası ulaşım da bireyselleşecektir. İnternete dayalı evden çalışma (teleworking) önem kazanacaktır. Uzaktan eğitim, örgün eğitimin belki tam yerini alamayacaktır ama şimdikinden daha önem kazanacaktır. En azında örgün eğitim ile sanal eğitim at başı gidecektir. Perakendecilikte ölçekler küçülecek ama küçük zincir marketler ve sanal alışveriş sistemleri daha da gelişecektir.

İşsizim İşsizsin İşsiz

10 Mart 2020

Her şeyin normal akışında olduğu, gelir dağılımı ve kaynak tahsisinin dengeli olduğu ve rekabet düzeyinin yüksek olduğu ekonomilerde doğal işsizlik oranının %4-%6 arasında gerçekleştiği kabul edilir. Eğer %1 civarında friksiyonel işsizlik varsa, o takdirde yapısal işsizlik oranının da ortalama %3-%5 arasında olması gerekir. Doğal işsizlik oranı, bir ekonominin tam istihdamdaki işsizlik oranı olarak da tanımlanabilir. Egemen iktisat okuluna mensup iktisatçılar doğal işsizlik oranının her ekonominin uzun dönem de yakınsayacağı denge işsizlik oranı olduğunu söylerler.

Lüks Konut ve Konaklama Vergileri, Yahut “Şişman Kedileri Tokatlamak” Çare midir?

28 Ocak 2020

Devletin büyümesi devlet harcamalarının da büyümesi demektir. Savaş çok masraflı bir şeydir. Siyasi istikrarsızlığın, ekonomik istikrarsızlığın, önünü görememenin, belirsizliğin ve risklerin bedeli ağırdır. Daha akıllıca bir yol, barış odaklı politikalar uygulamak, diplomasiye ve iyi komşuluk ilişkilerine önem vermek; ülke içi ve bölgesel sorunları savaşarak, tehditle, rejim değişikliği hedefleyerek, gücümüzü aşan risklerin altına girerek değil; müzakerelerle, diyalogla, diplomasiyle, açık kapı politikasıyla, karşılıklı yatırımlar ve ticaretle çözmeyi denemektir. Demokrasi ve hukuk devleti standartlarının yükseltilmesi, keyfiliklerin önüne geçilmesi, hukukun üstünlüğünün ve kanun devletinin tesisi, iç barışın ve siyasi istikrarın sağlanması öngörülebilirliği arttıracak, riskleri azaltacaktır

Artan Oranlı Vergilendirme Adil Bir Sistem midir?

26 Aralık 2019

İslam dünyasının yetiştirdiği büyük dehalardan, cihangir zekâlardan biri olan İbn-i Haldun’un (1332-1406) bundan yedi asır önce söylediği, yirminci yüzyılda Amerikalı iktisatçıların yeniden keşfettiği bir gerçek vardır: yüksek vergi oranı demek, yüksek vergi geliri demek değildir.

İslam Ekonomisinin Yeniden İnşası

23 Mayıs 2019

İslam ekonomisi günümüzde katılım bankaları aracılığı ile somutlaşmaktadır. Katılım bankaların insanı finansal olarak güçlendirdiği doğrudur. Ancak, insanın sadece faydasını, firmaların da karlarını maksimize ettiği bu model islam ekonomisinin nihai hedefi olamaz. İslam bankacılığı insanların birikimlerini daha aktif olarak kullanmak suretiyle özgürleştiği ve güçlendiği sosyal temelleri olan bir bankacılıktır. İnsanın özgürleştirilmesi makasıd-ı şeriadandır ki; makasıd-ı şeria sadece tarafların değil insanın da içerisinde yer aldığı bütün paydaşları muhatap alır. Hangi ekonomik ve finansal aktivite yapılırsa yapılsın bundan etkilenecek her şey hesaba katılır.

Faizin Anlamı II

25 Mart 2017

Kapitalizm, sermayenin belli ellerde toplanıp profesyonel bir şekilde yönetilmesi ve meydana gelecek sinerji etkisi ile üretim artışı ve refah oluşacağı düşüncesine dayanır. Öncelikle buradaki refahın yalnızca üretim artışını ifade ettiğini vurgulamalıyız. Oysa refah doğası gereği soyut bir kavramdır. En azından kapitalizmde bu yön ihmal edilmektedir. Buna rağmen kapitalizmin öngörülen sonucu verdiği söylenebilir.