Başkanlık Tartışması Yahut Çamur Güreşi

01 Ekim 2020

Amerika’da seçimlerden önce başkan adaylarının televizyonlarda kozlarını paylaştıkları başkanlık münazaraları adeta gelenekselleşmiş durumda.

Image
Abraham Lincoln

Münazaraların tarihi ta 1858'e kadar gidiyor. İlk münazaralar Abraham Lincoln ve Senatör Stephen A. Douglas arasında gerçekleşmiş. Bu tartışmalarda moderatör yokmuş. Adaylar seyirciler önünde her münazarayı bir saatlik bir konuşmayla açmışlar, sonra rakiplerine onların tezlerini çürütmek için bir buçuk saatlik süreler verilmiş.

20. yüzyılda başkanlık tartışması ilk kez 1940’ta tekrar gündeme gelmiş. Wendell Willkie, Başkan Franklin D. Roosevelt'e meydan okumuş ama Rossewelt reddetmiş. 1948'de, Cumhuriyetçi partinin başkanlık adayı için yapılacak ön seçimler için Thomas E. Dewey ve Harold Stassen arasında Oregon'da bir radyo tartışması yapılmış. Demokratlar da 1956'da Adlai Stevenson ile Estes Kefauver ve 1960'ta John F. Kennedy ve Hubert Humphrey arasında yapılan başkanlık ön seçimi yarışında radyodan yayınlanan münazaralar düzenleyerek aynı şeyi yapmışlar.

Televizyonda yayımlanan ilk başkanlık münazarası Richard Nixon ve John F. Kennedy arasında 1960 seçimi sırasında yapılmış. 1964'te genel seçim tartışmaları yapılmamış. Richard Nixon 1968 ve 1972'de herhangi bir tartışmaya katılmayı reddettiği için bu yıllarda da münazara olmamış. 1976 seçimlerinden başlayarak, “Kadın Seçmenler Birliği” isimli bir sivil toplum örgütü, televizyonda yayınlanan münazaralara sponsorluk etmiş. 1976’da Gerald Ford-Jimmy Carter, 1980’de için John B. Anderson-Ronald Reagan ve Reagan-Carter tartışmaları,  1984'te Reagan ve Walter Mondale tartışmalarını gerçekleştirmişler.

Bu tartışmalarda kürsülerden rakiplerini bombardımana tutan, rakiplerine ağır suçlamalar yönelten adayların yüzleşmesi sağlanıyor. Bu tartışmalarda hazır metinler, prompter’lar, asistan sufleleri yok. Sorular adaylara önceden verilmiyor. Her şey spontane gelişiyor. Hatta münazaranın sonunda moderatör aradan çıkıyor, tartışmacılar birbirleriyle doğrudan tartışıyorlar. O yüzden adaylar sıkı bir hazırlıkla rakiplerinin karşısına çıkıyorlar.

30 Eylül Çarşamba sabahı, Türkiye saati ile dörtte, bu meşhur "presidenditial debate"lerin yani Amerika başkanlığı koltuğu için mücadele eden Cumhuriyetçi ve Demokrat partilerin adaylarının televizyonlardan da yayımlanan münazaralarının ilki gerçekleşti. Sonraki münazaralar 15 ve 22 Ekim günlerinde yapılacak.

Bu seçimlerde dört başkanlık münazarası planlanmış. Bunların üçü Cumhuriyetçi partinin adayı ve mevcut başkan Donald Trump ile Demokrat partinin adayı Joe Biden arasında, diğeri başkan yardımcılığı koltuğu için yarışan Cumhuriyetçi aday (ve şu anki başkan yardımcısı) Mike Pence ve Demokrat partinin adayı Kamala Harris arasında gerçekleşecek.

Amerikan halkının televizyonlarının karşısına kilitleyen bu münazaraların organizasyonunu “Başkanlık Münazaraları Komisyonu” yapıyor. Bu komisyon 1987’de Cumhuriyetçi ve Demokrat partilerin ortak sponsorluğunda kurulmuş, kâr amacı gütmeyen bir organizasyon.

Image
Chris Wallace

İlk tartışmayı Cumhuriyetçilere yakınlığı ile bilinen Fox Tv’den gazeteci Chris Wallace tarafından oldukça adil bir şekilde yönetildi ve Fox TV’de yayınlandı.

Yaklaşık iki saat süren tartışmanın bir kısmını seyrettim.

Tartışma altı bölüme ayrılmıştı: "Trump ve Biden'ın resmi vergi kayıtları, yüksek mahkeme seçimi, coronavirus salgını, şehirlerde yaşanan şiddet olayları, seçim güvenliği ve ekonomi". Her bir bölüme yaklaşık 15 dakika verildi. Moderatör Wallace her konuyu izah ettikten sonra adaylara konuşmaları için ikişer dakika verdi. Ayrılan süre genellikle adaylara yetmedi. Trump, Biden soruları cevaplarken sık sık araya girdiği için moderatör Wallace tarafından birkaç kez ikaz edildi. Bir ara Biden, Trump'a "Çeneni kapayacak mısın dostum?" dedi. Ayrıca Trump'ı sağlık planlarıyla ilgili tartışmalar sırasında "palyaço", vergi kaçırma ile ilgili tartışmalar sırasında “yalancı” olarak nitelendirdi.

Tartışma ajitasyon, çarpıtma ve yalanlarla doluydu denilebilir. Tartışma sırasında Trump, Proud Boys'a atıfta bulunarak beyazların üstün ırk olduğunu savunanları ve beyaz milis gruplarını kategorik olarak kınamayı reddetti ve aşırılık yanlısı şiddetin "sağcı bir sorun olmadığını" söyledi.

“Proud Boys”, sadece beyaz erkeklerin alındığı, politik şiddeti savunan ve şiddet eylemlerine girmekten kaçınmayan aşırı sağcı, ırkçı, neo-faşist bir grup. Merkezi Amerika olmakla beraber, Avustralya, Kanada ve İngiltere’de de varlık gösteriyor.

Image
Proud Boys

Tartışmada Biden ve Wallace, Trump'ın beyazların üstünlüğünü savunan ırkçı grupları kınaması için baskı yaptığında Trump " Kimi kınayayım?  Bana bir isim verin...", diye sordu. Biden buna "Proud Boys" deyince Trump kınamak yerine "Proud Boys, geri çekilin ve beklemede durun" dedi! Bunu ilgili örgütlerin “silahlanma çağrısı olarak algılayacağı” yorumları yapılıyor. Trump taraftarları bu ifadenin sadece başkanın yanlış bir kelime seçimi olduğunu iddia ediyorlar.

Trump kavgacı bir çocuk gibi sürekli rakibinin lafını keserek, bağırarak, hakaret ederek üste çıkmaya çalıştı. Biden ise Trump’ın incelikten yoksun politikaları neticesinde ülkeyi batırdığı tezini işlemeye çalıştı.

Trump, belli bir gelir seviyesinin altına bedava sosyal güvenlik sigortası yapmayı vaat eden Biden'i komünistlikle, Amerika'yı sosyalist bir ülke yapmaya çalışmakla suçladı.

Biden Trump'ı covid konusunda sağlam bir strateji kuramayarak 200.000 Amerikalının ölümüne sebep olmakla itham etti.

Trump sosyal demokratları orduya gereken önemi vermeyerek ve Amerika'yı gereksiz savaşlara sokarak çok daha fazla Amerikalı askerin ölümüne sebep olmakla itham etti.

Programın sunucusu, soruları hazırlayan gazeteci Chris Wallace Trump'a "bir felaket" olarak nitelediği "Obama care" olarak bilinen, sosyal demokratların sosyal güvenlik sistemini kaldıracağını söylediği halde iktidara geldiğinden beri neden bir alternatif üretemediğini sordu. Trump ürettik dedi ama bugüne kadar ortaya koyulmuş bir alternatif yasa teklifi bulunmuyor.

Image

Trump'a 2016 ve 2017'de sadece 750 dolar gelir vergisi ödediği iddiaları soruldu. Trump açıkça yalanladı ve milyonlarca dolar vergi ödediğini söyledi. Fakat resmi olarak ödediği vergi rakamını açıklamamakta direniyor. Eğer demokratlar ödediği verginin kesin rakamlarını elde ederlerse Trump'ın herkese yalan söylediği ortaya çıkar böyle bir "ifşa" seçimin sonucunu belirleyebilir. Yani Trump bir koz vermiş oldu. Bu durumu engelleyebilmesinin tek yolu dediği gibi milyonlarca dolar vergi verdiğini gösteren belgeleri kamuoyu ile paylaşması olabilir ancak.

Ne kadar vergi ödediğini açıklamayı reddeden Trump şimdi “arkadaşlar çalışıyor, açıklayacağım” diyor. Biden’ın tartışma esnasında alaylı şekilde “ne zaman inşallah” diye sorması da geceye damgasını vurdu. Biden’ın “inşallah” kelimesini İslam aleminde yaygın olarak kullanıldığı bağlamda kullanması Müslümanlar için hem ilginç hem üzücüydü.

Tartışma sonrası CNN/SSRS tarafından yapılan bir ankette, tartışma izleyicilerinin %60'ının Biden'ın kazandığını düşündüğü, %28'inin ise Trump'ın kazandığını düşündüğü ve altı puanlık bir hata payı olduğu ortaya kondu. Tartışmanın ardından CBS News tarafından yapılan bir ankete göre, halkın %48'i Biden'ın kazandığını düşünürken, %41'i Trump'ın kazandığını düşünüyor, %10'a göre ise maç berabere bitti.

Tartışmanın usulü, tarafların üslubu büyük eleştiri aldı. Bazı yorumcular bunun bir başkanlık münazarasından çok “çamur güreşine” benzediğini söylediler.

Eleştirilere cevaben, organizasyonu yapan Başkanlık Tartışmaları Komisyonu web sitesinden yayınladığı bir açıklamayla gelecekteki tartışmaların daha medeni olacağına söz vererek şunları söyledi:

 

Dün geceki tartışma, konuların daha düzenli bir şekilde tartışılması için geri kalan tartışmaların formatına ek bir yapı eklenmesi gerektiğini açıkça ortaya koymuştur.  Komisyon, yapılacak değişiklikleri dikkatle değerlendirecek ve bu tedbirleri kısa süre içinde açıklayacaktır.  Komisyon Chris Wallace'a dün geceki tartışmaya getirdiği profesyonellik ve beceri için müteşekkirdir ve geri kalan tartışmalar için düzeni sağlamak için ek araçların hazır olmasını sağlamayı amaçlamaktadır.

 


Yararlanılan kaynaklar:
 

Yeni yorum ekle

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası adresleri ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantılara dönüşür.
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
Bu soru bir bot (yazılımsal robot) değil de gerçek bir insan olup olmadığınızı anlamak ve otomatik gönderimleri engellemek için sorulmaktadır.
2 + 10 =
Bu basit matematik problemini çözün ve sonucu girin. Örn. 1+3 için cevabı 4 olarak girin.