Başörtülü Hakimi Reddetmek

17 Mayıs 2024

Başörtüsü dini bir simge değil, insanların başlarını örtmek için kullandıkları bir giysidir

Bunu peşinen laikliğe aykırı bir tavır olarak görmek, tam bir cehalet ve zihin fukaralığı örneğidir

Kıyafetin dini bir duyarlılıktan ötürü tercih edilmesi mümkündür. Ancak bu, onun temelde bir simge olmadığı gerçeğini değiştirmez.

Simge, doğrudan ve somut bir işlevi olmayan, sadece dini, felsefi veya ideolojik bir mesajı vermek için kullanılan bir işaret veya semboldür. Örneğin, bir rozet, bir pazubent, bir künye veya kolye bedenin herhangi bir giyinme ve örtünme ihtiyacını karşılamaz. Moda tercihini ve estetik zevki ifade etmekle birlikte sembolik bir mesajı vermek için de kullanılabilir. Ancak, dışarıdan bakan kişinin hangi nedenle böyle bir tercihte bulunduğunu belirlemeye yönelik bir hüküm biçmesi söz konusu olamaz.

Buna karşılık ele giyilen eldiven, boyuna takılan atkı ve başı örtmek için kullanılan başörtüsü veya fötr şapka, somut bir işlevi yerine getirmek için kullanılan giysi ve aksesuarlardır.

Bedenin bir bölümünün örtülmesi için kullanılan giysi ve kumaşlara ideolojik veya dini anlam yükleyerek karşı çıkmak kişinin giyim tercihine karşı saygısızlıktır. Kişi, bedeninin bir bölümünü örten veya açıkta bırakan bir giysiyi tercih etmesi nedeniyle kınanamaz ve suçlanamaz. İsteyen sıcak havada uzun kollu gömlek giyer, isteyen başını örterek isteyen başı açık görevini yürütür.

Kişi, belki başı üşüdüğü için, belki başörtüsünün kendisine yakıştığını düşündüğü için, belki  saçının gözükmesinden huzursuz olduğu için başını örtüyor olabilir. Peşin olarak belli bir inanç ve ideolojiyi karşısındakilere dayatmak için kullandığı hükmüne varmak veya buradan muhataplarına karşı ayırımcılık yapacağı yönünde bir sonuç çıkarmak inanç ve tercihlere saygısızlıktır ve aksine ayırımcı bir yaklaşımdır.

Başını örtüyordur, ama belki laik düşüncelidir, belki İslam dışında başka bir dine inanıyordur. Belki inançsızdır veya agnostiktir.

Kişinin saçını göstermemek amacıyla örtmesi, dini bir duyarlılık, moda tercihi veya estetik zevki gereği  olabilir. Bunu kimse bilemez. Ayrıca hangi nedenle örttüğüne dair bir yargıda bulunmak kimsenin haddine değildir.

Ayrıca, kişilerin giyim ve aksesuar kullanma zevklerine müdahale etmek insan haklarına aykırı bir tutumdur.

Türkiye, böylesine bağnaz, inançlara saygısız, ayırımcı tutum ve davranışlardan ve baskıcı uygulamalardan çok çekmiştir.

İnsanlar arasında kin ve düşmanlığa yol açan bu tür gerilim ve çatışmalara  artık bir son verilmelidir.

Kamil Çeten

Meseleyi anlattığınız bağlam olan "laikliğe aykırı" gerekçesinden ziyade, yargılanan kişinin (ön yaşantıları, inançları, kabulleri, ön yargıları vs.) algı/psikoloji dünyasıyla da baksanız daha sahici ve samimi değerlendirme yapmış olmaz mısınız? Şöyle düşünün, siz düşüncenizden ya da düşüncenize dair bir eylemden dolayı hakim karşısına çıktınız. Karşınızda bıyıkları ağzına kadar uzamış ve kendisinin tam ters bir ideoloji ya da dünya görüşü taşıdığını bildiğiniz bir hakim var. Sizin dünya görüşünüzün zıttında biri olduğunu şekli, şemali ve düşüncesini belli eden simgeler kullanarak kürsüye çıksa; siz bu hakime güvenir misiniz? Bu o hakimin objektif ve hukuka uygun kararlar vermeyeceği anlamına gelmez. Yargılanan kitleler(anlayış, ön yargı, yaşanmışlıklar) anlamında olayı değerlendirince ne olabilir. Benin düşüncem, beni yargılama konumunda olan yargıçların zerre miktarda dünya görüşlerini bilmemem gerek. Bunu sağlamak için böyle kritik kürsü sahiplerinin komple bir forma içinde görünmeleri gerekir. Düşünürseniz bana hak verirsiniz.

Ct, 05/18/2024 - 10:29 Kalıcı bağlantı

Yeni yorum ekle

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası adresleri ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantılara dönüşür.
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

İstatistikler

Bugün Toplam Toplam
1 kez görüntülendi. 101 kez görüntülendi. 3 yorum yapıldı.