TARİH

Afrika’nın güney yıldızı: Ebubekir Efendi

04 Eylül 2019

Güney Afrika Müslümanları “Şeyh Yusuf” ismini iyi tanır ve bu kişinin bir siyasi sürgün olarak Malezya’dan Güney Afrika’ya gelişi bu bölgedeki Müslümanlar için bir milat hükmündedir. 2 Nisan 1694 tarihinde Güney Afrika’ya adım atan Şeyh Yusuf, o zamanlar Hollanda sömürgesi olan Güney Afrika’nın genel valisi Van Der Stel tarafından karşılanmıştır. 

Oğuzların Ata Yurdu Kazakistan

20 Mayıs 2019

Türkiye Türklüğünün manevî önderlerinden olan ve ilk Türk tarikatı olan Yesevîliği kuran Ahmed-i Yesevî’nin türbesinin bulunduğu Türkistan şehri bir rivayete göre Türklerin büyük destan kahramanlarından Oğuz Han’ın başşehri olmuştur. Türkmen rivayetlerinde de onların anayurdu Türkistan şehridir. Bugün Türkistan çevresinde Oğuzlardan kalan pek çok yerleşme bölgesinin kalıntıları bulunmaktadır. Bu eski Oğuz yerleşme merkezlerinin büyük bir kısmı henüz kazılmamıştır. Bu kazıların yapılması ile Türkiye Türklüğünün atalarının yaşadığı topraklarda ortaya koydukları eserler daha iyi anlaşılacaktır. 

Modernleşme Tarihimiz ve Sisifos’un Laneti

01 Ocak 2017

Bugün siyasete baktığımızda, kabaca İslamcı, Batıcı ve Türkçü olarak tavsif edebileceğimiz üç ana partiyi ve cılız seslerini ancak bu ana akım partilere eklemlenerek duyurabilen liberalleri hemen tespit edebiliyoruz. 19. Asırda başlayan mücadelenin bugüne uzayan uçları gayet aşikâr görünüyor. Ne yazık ki bundan yaklaşık yüz elli sene evvel başlayan gayet nitelikli, alt yapısı sağlam, entelektüel tartışmaların ve acı tecrübelerin üzerine çoktan görkemli fikir sarayları inşa etmiş olmamız gerekirken elimizde başımızı sokabileceğimiz kulübeler bile bulunmuyor. Sisfos’un kayası sürekli aşağı yuvarlanıyor ve biz maalesef taş üzerine taş koyamıyor, her şeye her an yeniden ve baştan başlıyoruz.

Osmanlı Devleti'nde Gayrımüslim Okulları

21 Haziran 2016

Osmanlı Hükümeti, yabancı okullarla ilgili verilen imtiyazları tek taraflı bir ihsan olarak değerlendirse de, bu devletler, yapılan anlaşmalara dayanarak durumu tabii bir hak saymışlardır. Osmanlı-Fransız Anlaşmasıyla Fransa, yeni bir imtiyaz elde etmemişti. Osmanlı Hükümeti sadece yürürlükteki anlaşmaları ve kapitülasyonları tanıdığını kabul etmişti. Ancak bu anlaşma o zamana kadar Osmanlı Hükümetince görmezden gelinen veya inkâr edilen mevcuttaki anlaşmaların koşullarının hayata geçirildiği bir anlaşma olmuştur. Osmanlı Devleti ise yabancı devletleri ürkütmemek ve bir olaya meydan vermemek için çok hassas davranmak zorunda kalmıştı. İşin daha da vahim hale getiren, hiçbir Avrupa hükümetinin, Fransa’nın bu örneği görülmemiş hareketini kınamaması ve Osmanlı Devleti’ne yardımcı olmayı da siyaseten uygun bulmamasıydı.

Selçukluyu Anlamak

12 Şubat 2016

Malazgirt Zaferi’ne bakışımız Selçuklu’yu “devlet” olarak göremediğimizin en büyük kanıtıdır. Malazgirt Savaşı’nı, geçerken kazanılmış bir savaş  haline getirmek; anlık tercih ile kazanılan bir zafer gibi düşünmek, Selçukluya olan sevgimizin bir ifadesi ise sevgimizi gözden geçirme zamanı gelmiştir. Her şeyden önce Anadolu’ya geçiş, Selçuklu devlet politikasıdır. Çağrı Bey’in  1015 yılındaki akınlarıyla bu politika hayata geçirilmeye  başlanmıştır. Sultan Tuğrul Bey’in desteklediği bu politika,  yeğeni Sultan Alparslan  ve oğlu  Sultan Melikşah tarafından  devam ettirilmiştir.  Siyasi, askeri, ekonomik, sosyal ve kültürel olarak Anadolu’nun fethine yönelik bir plan dahilinde hareket eden Selçuklu, ileri  karakol kaleleri olarak  1068 yılında Kars’ı, 1069’da Pozantı ve Palu’yu  kontrol altına almıştır.

Orta Asya'ya Sürgün Edilen Ahıskalı Türkler

23 Kasım 2015

Ahıskayı ele geçirmek için yapılan savaşlarda Paskiеviçin komutanlık ettiği Ruslar 62 zabit ve 600’e yakın asker kaybetmiş, şehir ahalisinden ise 6000 kişiden fazla insan helak olmuştur. 14 Eylül 1829 tarihinde Ruslarla imzalanan Edirne mukavelesi gereğince savaş tazminatı olarak Ahıska bölgesi Ruslara verilmiş; Kars ve Sarıkamış ve Ahıska’dan itibaren diğer topraklar  da 43 yıl Rusların işgalinde kalmıştır. Böylece Ahıska’nın karanlık günleri başlamıştır.