DÜŞÜNCE

Bir Seçmen Analizi: Babalar ve Çocukları

17 Mayıs 2023
Seçimin hemen ardından çalakalem yazdığım bir değerlendirme whatsapp gruplarında dolaştı ve epeyce de tartışıldı. Bu yazıda o değerlendirmemi genişleterek meramımı biraz daha derli toplu şekilde anlatmayı deneyeceğim.

Bilgi Şemaları ve Önyargılar

15 Mayıs 2023
Toplumsal yapı içinde önyargıların ve kalıpyargıların ayrımcılığa dönüşmesini engelleyen “önleyici denge mekanizmaları” olmalıdır. Bunlar; kanunlar ve toplumun haksızlığa karşı direnişidir. Bir toplumda hukuk üstün olursa ve hukuk adamları gerçekten kanunları uygularsa, insanlar kanun önünde eşit olacaklarından, birbirine karşı haksız tutumla önyargılı davranamazlar, aralarında ayrımcılık yapamazlar, ötekileştirilen insanları yok yere ‘nefretin objesi’ hâline getiremezler.

Sistemin İslamileştirilmesi

03 Mayıs 2023
Çoğumuzun şahit olduğu soğuk savaş, iki kutuplu dünya, çok kutuplu dünya, kutupsuz dünya argümanları bile sistemin ikide bir değiştiğini hatırlatacak sizlere. Hâlbuki sistem hiç değişmeden devam ediyor sadece bir yılan gibi kabuk değiştiriyor. Bugün Rusya ve Çin’in başkaldırısı veya Rusya’nın Ukrayna’ya saldırması da sisteme olan bir başkaldırı olarak telakki edilmesin. Sistem içindeki ülkelerin başat olma arzuları, sistemin bekası gereği her daim hoş karşılandı ve hatta teşvik edildi.

Mülakat, İmtiyaz ve Gerçeklikten Kaçış

28 Nisan 2023
Mülakatı “güvenlik soruşturması” olumsuz çıkanları elemek için örtük bir araç olarak kullanmaya, on binlerce insanı bu gösterinin figüranına dönüştürmeye ne gerek var? İstihdam edilemeyecek durumda olmanın hukuki gerekçesi varsa bunu zaten kullanmaya engel bir durum yok. Düşünebiliyor musunuz, paravanlaştırılmış bir mülakat uygulamasıyla karşı karşıyayız. Ülke çapında yüzlerce komisyonun, binlerce adayın ve ailelerinin muhatap kılındığı bu uygulamanın normalliğinden, makullüğünden bahsedilebilinir mi?

Düello, Pusu ve Toplumsal Onur

25 Nisan 2023
Düello karşılıklı bir meydan okumadır. Aleni ve kurallı bir yüzleşmedir. Onur için hayat ortaya konur. Bu yüzdendir ki Batı toplumlarında onur hatta toplumsal onur kurallara dayanır. Hukuka dayanır. Oysa bizim gibi toplumlarda yüzleşme hatta kurallı yüzleşme yoktur. O yüzdendir ki pusu atılır. Kurnazlık, bir zekâ pırıltısı olarak görülür. Toplumsal onurun yerini pusu kültürü alır.