DÜŞÜNCE

Mağdur Kadın Çok da Mağdur Erkek Yok mu?

15 Mayıs 2020
İlginçtir, sivil toplumda “yakınları tarafından hakları ihlal edilen kadınlar” için çaba sarf ederken, mağdur erkeklerin de sandığımız kadar az olmadığı; ancak gizli kaldığı gerçeğiyle şaşırarak yüzleşmiştim. Peki eşinden ya da yakınlarından “fiziksel, cinsel ya da psikolojik” olarak şiddet gören ve azımsanmayacak sayıda olan erkeklere karşı toplum olarak tavrımız nedir? Erkeklerin de şiddet görebileceğine ne kadar inanıyoruz? Saldırganlık erkeklerin tekelinde, onlara mahsus bir davranış mıdır? Saldırganlık sadece fiziksel bir eylem midir, yoksa psikolojik boyutu da var mıdır? 

Sahurdan Sehere-3

15 Mayıs 2020
Bu muazzam gücü hak, adalet, sulh ve selamet için kullandı. Danışmanlarıyla istişareye önem verirdi. Uluslararası ilişkiler dilini Rahmani dile çevirdi de güneşe tapan Sebe melikesi ve kabinesi onun önünde divan durdu. Diplomatik mektup yazdı, devlet reisinden devlet reisine, besmele ile başladı: bismillâhirrahmânirrahîm. Devrin ordu gücü olan atları vardı, sevdi, gurur duydu. İmtihanlardan geçti, hükümranlığında sorunlar yaşadı, lakin hemen kendini toparladı; yüce gönlü kudretli iktidarına hakimdi, hemen istiğfar etti. Çınarlar ayakta ölürdü ya! O koca çınar öyle öldü, inşaatının denetiminde ve ayakta. Ah kurtçuk yemeseydin o asayı, acaba Süleyman’ın öldüğü ne zaman ve nasıl anlaşılacaktı?

Kral Thamus, Şuursuz Büyücüler veya Teknolojiyle İmtihanımız

14 Mayıs 2020
Zira yeni teknolojilerin sunduğu imkânlarda mevzuyu tüketen bakış maruz kaldığımız risklerin ve bu imkânlar için verdiğimiz bedelin ne olduğunun pek farkında olmuyor. Hele hele yeni teknolojilere adaptasyonun hem bireyler hem de devletler için bir tür ‘var oluş’ biçimine dönüşerek meşrulaştığı günümüzde en azından karşı karşıya kaldığımız duruma ilişkin Kral Thamus’un basiretiyle konuşacak insanlara ihtiyacımız olduğu aşikar.

Aliya İzzetbegoviç ve Müslüman Kadın

13 Mayıs 2020
Bir kadının anneliğini ortadan kaldıran biri, onun en yüksek şeref ve önemini ikame edemez. Çağımızda anneliğin toplum tarafından tanınmadığını ve doğrudan ilgili şahıslara “özel bir mesele” olarak görüldüğünü söyleyen bilge-düşünür, anneliği; kaldırılması mümkün olmayan  insanlığın bildiği en kadim imtiyaz olarak görür. Kadın, ancak anne olarak mutlak ve yeri doldurulamaz bir değere sahip olur.

Cemil Meriç'in Dünyasına Giriş

11 Mayıs 2020
Cemil Meriç'e Fransızca kitap okumak için başlayan bir diyaloğu ve o diyalogla gelişen bir dostluğu anlatıyor. Adnan Tekşen. Türkiye'nin bir dönemine damgasını vurmuş bir aydın portresinin hatıralarla şekillenmesine vesile oluyor. Üstat Cemil Meriç'i konu alan sohbeti Tolga Avşar gerçekleştirdi.

Akademisyenin Kamusal Rolü ve İktidar

11 Mayıs 2020
Prof. Dr. Nilgün Çelebi akademisyenin kamusal rolü ve iktidar ilişkisini sorguluyor. Sorunu irdelerken makuliyet çerçevesi arayışını sürdüren Çelebi, bir yandan da popülist tuzaklardan kaçınmaya çalışıyor. Söyleşiyi Prof. Dr. Ramazan Yelken gerçekleştirdi.

Batı’da Yanlış Giden Neydi?

09 Mayıs 2020
Nasıl olur da "İslam dünyası'nda her şey yanlış gitmiştir de, Avrupa'nın Birinci Dünya Savaşı'ndaki katliamlara -unutulur ki ölenlerin çoğu Müslümanlardı-, faşizmin ve komünizmin Avrupa'da doğup her şeyi altüst etmiş olmasına, İkinci Dünya Savaşı'nda yaklaşık 60 milyon insanın -Yahudi holokostu da dahil- katledilmiş olmasına, Avrupa sömürgeciliğinin anti-kolonyal hareketleri -mesela Vietnam ve Cezayir'de- vahşice bastırması gerçeğine rağmen, Batı'da "yanlış giden neydi?" diye sorulmaz?

Sahurdan Sehere-2

08 Mayıs 2020
İnsanoğlunun peygamberler öncülüğünde tarihi yürüyüşü devam etti. Öte yandan zamanla kalabalık topluluklar, evrensel hükümdarlıklar zuhur etti. Lakin insan Allah’ın çizdiği istikametin dışında yol arama huyunu bırakmadı. Bazen bu arayışa ceberut önderler, kibirli aile reisleri, taşıyamadığı yükün altında ezilen zenginler, ulu bilginler vs. öncülük ettiler. Nemrut ceberut hükümdarlardan birisiydi. Sadece Allah’ı dışlamakla kalmadı, halkının özgürlüğünü ve onurunu uyduruk dininde eritmeye çalıştı. Böylesi evrensel krallara ve onulmaz kafirlik ‘hastalığı’na tutulmuş halka karşı çelik yürekli, keskin akıllı, bitmez tükenmez azimli birisi lazımdı. Onun adı İbrahimdi.

Zekâtın Ruhu

07 Mayıs 2020
Dikkat edilirse, zekâttan bahs edilirken devletin vergi toplama hakkından söz açıldı. Zekât, günümüzde nispeten uygulandığı gibi, yükümlülerin kendi başlarına ve kendi belirledikleri hak sahiplerine, kendi belirledikleri oranda ve vakitte ödedikleri gönüllü bir bağış değildir. Zekât İslâm’ın temel prensiplerinden biridir. İslâm’ın üzerine bina edildiği beş temel esastan birisidir.

Karl Popper’da Yanlışlamacılık

04 Mayıs 2020
Öncelikle şunu belirtelim ki Karl Popper bilimin, bilimsel çalışmaların temeli, mantığı ve demokratik dünya düzeni üzerine bir ömür adamış, tüm çalışmalarını bu eksenler üzerinde yürütmüştür. Popper gençlik döneminde bulunduğu Viyana’da etkin bir grup olarak beliren Viyana Çevresi’nin benimsediği pozitivizm yorumuna karşı çıkar.  Hatta yıldızı 1929 da parlayıp 1931’de birdenbire sönen Viyana Çevresi’nin savunduğu mantıkçı pozitivizmin öldüğünden söz edilmesi üzerine bu “ölümün sorumluluğunu kabul etmek zorundayım” der. Ancak bu noktada şunu belirtelim ki Türkiye’de ve dünya bilim ve felsefe çevrelerinde ‘pozitivizm’ denince anlaşılan arasında bir fark vardır.