DÜŞÜNCE

Suriye/Arz-ı Şam: Özgürlüğü Tatmayan Topraklar

01 Haziran 2020
Ancak buna rağmen 20.yy’a kadar bölgenin demografik yapısı, etnik ve dini sosyolojisinde önemli bir değişme olmadı. Hangi dini yapı ve etnik kökenden olurlarsa olsunlar, tüccarlar ticaretlerini, çiftçiler tarlalarını sürmeye devam ettiler. Ne Roma/Bizans, İran/pers ne de Müslümanlara ait devletler bu yapıyı bozmadılar/bozamadılar. Demografik bozulma, dini ve etnik farklılaşma daha çok yönetim kadrolarında yaşandı.

Batı'da İdeolojik Savaşın Modern Adı: Küresel Isınma

30 Mayıs 2020
İklim değişikliği ve küresel ısınma hareketlerinin endüstri devriminin gelişimi ve yürütücülerinin arasındaki savaş, ideolojik bir savaş mıdır? Düzen karşıtı olmanın Batı'daki tek yolu çevreci hareketler içinde olmaktan mı geçiyor? Nükleer enerji ve devlet politikaları nasıl bir ilişki içinde ?Çevreci hareketler ve fonlar ilişkisi. Tolga Avşar soruyor, Altay Ünaltay cevaplamaya çalışıyor.

“Torn Country”: Asaletini Yitirmiş İrfan veya Öğrenciyi İkna Etmek

29 Mayıs 2020
‘Talebe’de somutlaşan eğitimin ontolojisi ile kitlesel eğitimin genetiği arasındaki yapısal farklılığı yukarıda değindiğim üzere şu aralar uzaktan eğitim kapsamında yürüttüğümüz eğitsel pratikte gözlemlemek mümkün. Burada uzaktan eğitim kapsamında sürdürülen çalışmaları, verilen emeği, gayreti, iyi niyeti vs. tahfif etmek gibi bir niyetimin olmadığını peşinen belirtmeliyim. Alanın doğasına, yapısal karakterine ve onun ilişkiye ve sürece bambaşka istikamet tayin eden niteliğine dikkat çekmek istiyorum. Uzaktan eğitim kapsamında yürüttüğümüz çalışmalardan birisi de şu an öğretmenlerin, okul yöneticilerinin, bakanlık, il, ilçe teşkilatlarının öğrencileri sanal ortamda derse alma gayretidir.

Değişen Dünyada Bayramın Anlamı

27 Mayıs 2020
Fikir Coğrafyasını temsilen bir grup hocamız, çeşitli açılardan bayram olgusunu değerlendirdiler. Bu değerlendirmelerde meselenin tarihsel, ekonomik, kültürel, sosyolojik, dini boyutları ortaya konulurken elbette dünya çapındaki bir salgın ortamında bayramı da göz ardı etmek olmazdı. Bu söyleşi, her konuşmacının kendi açısından yaptığı analizlerle, toplumun, toplumsal ilişki ve iletişimin alacağı yeni şekilleri öngörmesiyle elbette sadece bir bayram için değil, geleceğimiz için de önemli işaretler taşıyor. Bu yönüyle her zaman izlenecek bir sohbet.

Küresel Isınmanın Sorumlusu Karbondioksit mi?

27 Mayıs 2020
İklim değişikliğinin küresel ısınma başlığı altında incelendiği bu söyleşide, atmosfere salınan karbondioksitin etkisi üzerinde duruluyor. Altay Ünaltay bilimsel veriler ışığında karbondioksit salımının değerleri üzerinden atmosferde oluşan ısı artışının insan eliyle olup olamayacağını tartışıyor. Belki de herkesin çok iyi bildiği Güneş'in dünya üzerindeki değiştirilemez etkisini atladığımızı yada atlatıldığımızı anlatmaya çalışıyor. Isı değişimi hafızasını tarihi bulgular üzerinden yeniden hatırlatmaya çalışıyor Ünaltay. Tolga Avşar'ın gerçekleştirdiği söyleşi, görselleriyle bir belgesel tadında.

Ezilen Herkesin Davacısı: Necip Fazıl

27 Mayıs 2020
24 yaşında Kaldırımlar şiir kitabıyla Türk Edebiyatına damgasını vurmuş; hayatı boyunca dev bir şahsiyet olarak edebiyata, fikre, siyasete, yayıncılığa farklı ve aykırı katkılarda bulunmuş Necip Fazıl Kısakürek'i Mehmet Çetin anlatıyor. Türk şiirindeki konumu, yayıncı kimliği, yayınları, siyasetle olan ilişkileri ve tartışmalı kimliğini merak edenler için söyleyişiyi Baha Yılmaz gerçekleştirdi.

Necip Fazıl'ı Nasıl Değerlendirmeliyiz?

27 Mayıs 2020
Adnan Tekşen, bu söyleşide kanaat önderlerini, ifratla tefritten uzak nasıl anlamamız gerektiği konusunu yeniden dikkatlerimize sunarken, bu kez ölümünün 37. yılı münasebetiyle bu bağlamda Necip Fazıl Kısakürek'i değerlendiriyor. Necip Fazıl'ı, içinde doğup büyüdüğü ortamın şartları içinde ele alan Tekşen, Necip Fazıl'ın temel özelliklerini yine bu çerçevede değerlendirmeye çalışıyor. Bu söyleşi konuya ilişkin bir yöntem ve yaklaşım sunması açısından izlenmeye değer. Söyleşiyi Tolga Avşar gerçekleştirdi.

Sahurdan Sehere-4: Beklemek Zor Kavuşmak Huzurdur

25 Mayıs 2020
Ey nübüvvet yolunun iz basarı! Adem’den Muhammed’e tarihteki nebevi yolculuğu tamamladık. Nübüvvet yolunun önderlerini tanıdık, sabırlı ve gayretliydi. İnsanoğlunun uzun geçmişinde İslam’ın yeniden ve yeniden öğreticileriydi onlar. Bu satırlara konuk etmediklerimiz vardı. Kur’an’da az ya da çok anılan İdris, Şit, İlyâs/İlyâsîn, Elyesa, Zülkifl, Üzeyir gibi peygamberler veya salih kimseler. Bir de hikayeleri nakledilmeyenler. Hepsine selam olsun!

Çanları Kim Çalıyor?

25 Mayıs 2020
Milli mensubiyetin, sosyolojik ve psikolojik olmak üzere iki boyutu bulunmaktadır. Bunun, burjuva milliyetçiliği ile alakası yoktur. Ekonomik hegemonyalarını siyasal alanda tebarüz ettirmek amacıyla hayali cemaatler yaratma projelerine ticari burjuvazinin işlerlik kazandırdığı bir vakıadır. Misak-ı milli, hâkimiyet-i milliye, istiklal-i tam sütunları üzerine çatılan ulusalcılığımız böyle bir hevesin ideolojik türevidir. Ama o günün koşulları başka bir alternatife mahal bırakmamıştır.

Boşluğu Ense Kökünde Gezdiren Adam: Necip Fazıl

25 Mayıs 2020
O bir dava adamıydı. O, dinin ve dindarın horlandığı bir dönemde, bir diriliş için ilk kıvılcımı çaktı. Necip Fazıl, dinin toplum hayatından itilmeye çalışıldığı, dini anlayışın çarpıklaştırıldığı, dinin şekle indirgendiği bir dönemde, dindar insanın kendine güveninin kalmadığı, dindar insanın adeta horlandığı bir ortamda  mücadelesini sürdürüyordu. Onun için dini şekle indirerek özünden soyan müslümanı uyarmaya çalıştı. Onun ham softa kaba yobaz tavsifi böyle bir endişenin ürünüdür.