DÜŞÜNCE

Sekseninci Yıldönümünde Köy Enstitüsü Projesi Tartışmalarına Bir Bakış

22 Nisan 2020
1940’larda gelişen dünyanın tarım toplumundan sanayi topluma, dolayısıyla kırdan kente doğru yolculuğu gözlerinin önündeyken insanlar hep köylerinde kalacakmış, ülkemiz hiç sanayileşmeyecekmiş gibi köye, ziraata, hayvancılığa yatırım yapmak hiç de akıllıca bir hareket sayılmaz. Devrin idarecileri feraset gösterip, köyden kente gelecek kaçınılmaz göçün planlamasını yapmak, şehirlere göçecek köylülerin yaşayabilecekleri uydu kentleri tasarlamak, şehir hayatına onları nasıl adapte edeceklerini düşünmek yerine köylülerin hep köylerinde kalacakları varsayımında bulunarak büyük bir hata yapmışlardır.

Laik Devletin Ahireti Olmaz

18 Nisan 2020
Altay Ünaltay, hakim otoritenin dünyevi iktidar ile ilişkilerini masaya yatırırken neden dünyanın her yeri Doğu'ydu, Batı'da Roma İmparatorluğunun tasfiyesi nasıl Kilise'yi iktidar sahibi yaptı gibi soruların cevaplarına dair zihni pratiklerini paylaşıyor. Altay Ünaltay'ı Adnan Tekşen Fikir Coğrafyasının Youtube kanalında misafir ediyor.

Sosyal ve Fiziki Mesafe

17 Nisan 2020
Kuşkusuz afet/kriz yönetimi bir uzmanlık konusu ama her nedense uzmanlıklarda bazan konunun özü gözardı edilebiliyor. O uzmanlık alanının sadece ve sadece o alanı var kılma, devam ettirme saiki altında kalan ilgili uzmanları konularının üzerine çıkma, konularıyla aralarına mesafe koyma ve bu mesafe koymayı da konularının kamusuna, paydaşlarına, muhataplarına yabancılaşma tarzında hayata geçirme gibi nakısalarla malül olabiliyorlar. Ne gibi? (Bu soruya verilecek başka cevaplar da var ama şimdi burada konu edilecek olan onlardan sadece biri). Covid-19 virüsü kapsamında gündemimize düşen SOSYAL MESAFE kavramı gibi.

Kişisel Verilerimiz Kavga Konusu mu?

12 Nisan 2020
Sosyal Medyada dolaşan yeni kanun tasarı metni hangi anlama geliyor. Global şirketler Türkiye'de yatırım yapar mı? Big Datamız kimlerin ağzının suyunu akıtıyor? A. Baha Yılmaz, bu soruları Fikir Coğrafyasının Youtube kanalında Salih Cenap Baydar'a sordu.

Koronanın Ülkemizde Gelişimi Üzerine Bir Ön Değerlendirme

12 Nisan 2020
Sonucu tekrarlayalım: Salgın tamamlanmak üzere ve ilerlemiyor. Muhtemelen mevsimlik grip vakalarının yatışmasıyla birlikte yatışacaktır. Ölüm vakalarına gelince: Her sene mevsimlik grip, ne yazık ki 20.000 - 25.000 ölüme yolaçıyor. Bu salgın bittiğinde toplam ölüm sayısına bakarak bir karara varabileceğiz. Benim kanaatim: yukarıdaki rakamları çok aşacağını sanmıyorum. Moralinizi bozmayın, ama tedbiri elden bırakmayın..

Korona Günlerinde Aile İçi Şiddet

09 Nisan 2020
Aşırı derece kontrolü elde tutma tutkusu da şiddete yol açar.  Erkek egemen toplumda her şey benim kontrolümde olsun düşüncesi beraberinde şiddeti doğuruyor. Oysa bir iradeyi yok saymak, onun düşüncelerini ve davranışlarını sürekli kontrol altında tutmaya çalışmak yanlış bir tutumdur. Esas olan karşılıklı saygı ve güvendir. Diğer yandan eğer kontrol edeceğim düşüncesiyle öfke duyuyorsak inisiyatif bizde olmaz. Bizi öfkelendiren kişi bizi dilediği gibi manipüle etmiş olur.

Kimlik Arayışı Neden Bir Sorun Oldu?

08 Nisan 2020
Etnik kimliğe dönüş endişelerinin arttığı günümüz çok kültürlülük dünyasında; Prof. Dr. Hasan BOYNUKARA ekonomik kaygılardan, politik hesaplara varan kimlik tartışmalarının salt kimlik sorunu olup olmadığını tartışıyor. Kimlik sorununun neden modern bir sorun haline dönüştüğünün çerçevesini kurmaya çalışıyor.

Korona Kimin Başının Altından Çıkma?

07 Nisan 2020
Daha önce de benzer pandemiler, (veba, kuş gribi, domuz gribi vb.) salgın hastalıklar yaşamış ihtiyar dünyamız, yeni bir salgın hastalıkla karşı karşıya. Krizin hem olumsuz, hem olumlu anlamda getirdikleri, verdiği dersler var. Komplo teorileri bizim en büyük toplumsal hastalıklarımızdan biri. İdeolojik saplantılarımız veya siyasi kaygılarımız üzerinden karanlık senaryolar yazıp kendi sinirlerimizi de, toplumun sinirlerini de yıpratmaya gerek yok; kesin belgelere ve kanıtlara dayanmayan hiçbir karanlık senaryo inandırıcı değil.

İnziva Günlerinde Evlilik Tehlikede mi?

07 Nisan 2020
Bizi öfkelendiren sebeplerden biri de beklentilerimizin boşa çıkmasıdır ve düşüncelerimizin hayatta karşılık bulmamasıdır. Burada dikkat edeceğimiz şey, eğer beklentilerimiz sürekli boşa çıkıyorsa, bu mantıklı beklentiler içinde olmadığımız anlamına gelir. Düşüncelerimizle hayatın gerçekliği örtüşmüyorsa, bu durumda gerçekçi düşünemiyoruz demektir. O zaman yapılacak şey, öfkelenmekten ziyade beklentilerimizi ve düşüncelerimizi mantıklı ve gerçekçi hale getirmemizdir. 

Korona Günlerinde Yeniden Hatırlanan Eski Bir Tartışma: ‘bilim-din karşıtlığı’ ve Uzman Otoritesi

06 Nisan 2020
Yine korona vesilesiyle su yüzüne çıkan modern toplumsallaşmanın bel kemiği diyeceğimiz “uzman otoritesi” karşısındaki teslimetçi tavır hakkında da konuşmamız gerekiyor. Dünyanın maruz kaldığı bir salgın karşısında, yaşanan çaresizlikle birlikte kimi yazarların “Keşke her işimizi bilim kurulları yürütse”, türünden çıkışlarını görünce meselenin tek boyutlu bir bilim-din karşılaştırmasını aştığını gözlemliyoruz.