PORTRELER

Derdi Olan Mütemeddin ve Eygi Bir Adamdı

Mehmet Şevket Eygi, şehirli bir insan, bir İstanbul efendisi idi. Eygi, estetik hazları son derece gelişmiş, sanatkâr ruhlu, Batı kültürünü de (Galatasaray Lisesi mezunu, özellikle Fransız kültürünü iyi bilirdi) bu toprakların birikimini ve kültürünü de iyi bilen, seçkin bir entelektüeldi. Eygi,  bize aykırı gelen düşünceleri ile de farklı ve daima taze (yeni değil taze) kalmayı bildi.

Habermas'ın Düşündürdükleri - III

Siyaset alanında Habermas'tan öğrenebileceğimiz en önemli şey iletişim ruhundan doğan, sivil toplumun bağrından çıkan tartışmacı demokrası tasarısıdır.  Ancak son yıllarda Amerika'nın tek taraflı yeryüzüne dayattığı 'America-First' politikasında ve özellikle ulusalcı-popülist ideolojilerde demokrasiye yönelik tehditler görüyor Habermas. 

Celâl Hoca’nın Mirası-II

Son yazımızda Celâl Hoca’nın İmam-Hatip Okullarının açılışı sırasında çektiği sıkıntıları anlatmıştık. O devir için imkânsızı başaran Celâl Hoca’nın on yıllık İmam-Hatip tecrübesinden sonra faturanın Adnan Menderes’e ve arkadaşlarına kesildiğini görüyoruz. Mehmet Niyazi Özdemir’in ifadesiyle, Menderes’in asılmasının asıl suçu(!) bu okulların açılması ve ezanın orijinal şekliyle okunmasıdır.

Habermas'ın Düşündürdükleri - II

Habermas, siyasal gelişmelerin devletin yapısı ve örgütlenmesi konusunda şeffaflık gerektirdiğinin farkındadır. Ona göre; modern devletin kurumsal çerçevesi üç unsuru bir araya getirmektedir: 1. Vatandaşın özel hayatını belirlerken özerk olması, 2. Eşit haklar içeren demokratik vatandaşlık ve 3. Her yönüyle bağımsız kamusal alan.