EĞİTİM

Salgın Sürecinde Eğitim-Öğretim İçin Birkaç Öneri

12 Kasım 2020
Salgın döneminde “normal şartlarda zaten sorunlu ve verimsiz olan bir şeyi” ısrarla sürdürmeye çabalamak zaman, enerji, emek ve nesil kaybıdır. 2023 vizyonunda ifade edilen değişiklikler tam da bugün yapılmayacaksa ne zaman yapılacak?

Okulu Bir Devlet Kurumu Olmaktan Neden Çıkarmalıyız? (1)

12 Kasım 2020
Sık sık medyatik bir fragman olarak karşımıza çıkarılan istisnaî “başarı” hikayelerinin alt metninde bu kurtuluş vaadinin canlı tutulma amacı vardır. LGS birincisinin filanca köyde yaşayan bir çoban olduğu haberi istisnaî başarıya –başarı ne kelime mucize!- işaret etmesinin yanında, zorunlu eğitim ideolojisinin propaganda makinesinin de muntazam çalıştığını göstermektedir.

Bu Şekilde Kapsamlı Bir Eğitim Reformu Neden Ol(a)maz?

06 Kasım 2020
Beklediğimiz başarının gerçekleşmemesinin önündeki engeller nedir? Yönetim zafiyeti mi var? Kadrolar mı yetersiz? Organizasyon mu problemli? Kullandığımız araçlarda mı sıkıntı var? Yaşadığımız problem, paradigma problemli mi? Araç-amaç denklemimizde mi yanlışlık var? Eğitim felsefemiz var da yanlış araç mı seçiyoruz? İnanmışlık/adanmışlık problemimizden mi kaynaklanıyor problem?

Koronalı Eğitim Devrimi

02 Ekim 2020
Kısacası, uzaktan eğitimle, bütün bir kuşağın iradesini geliştirip kendi biyolojik, psikolojik, sosyolojik denge ve denetim mekanizmalarını işletmesine imkân tanımamış olacağız. Bütün bir gençliği yolsuz, yolak/azıksız bırakacağız. İnisiyatif kullanarak sorumluluk ve yükümlülüklerini sırtlama gücünden onları mahrum bırakacağız. Siz geleceğinizi böyle bir gençliğe emanet edeceğinizden emin misiniz?

Uzaktan Eğitimde Gerçeklerle Yüzleşmek

28 Eylül 2020
Dolayısıyla müfredatı sadeleştirerek (yani bakanın da ifadesiyle seyreltmeyle) ülkemizdeki kullanım yaygınlığı dikkate alınarak “TELEVİZYON” üzerinden dersler verilmelidir. Ülkemizde Tevhid-i Tedrisat gereği standart müfredat uygulandığı için çok daha az bir maliyetle, çok daha az emek israfıyla, öğrenci ve veliyi herhangi bir ekonomik, psikolojik cendereye sokmadan ve şüphesiz bakanlığı da gereksiz ve öngörülmesi zor ve etki düzeyleri belirsiz iş ve işlemlerden alıkoyan bu uygulamayı harekete geçirebiliriz.

Eğitimi Sadece Bütçeyle Kurtarabilir miyiz

12 Eylül 2020
Sayın Bakanın tartışmaya neden olan söylemi de kelime tercihindeki yanlışlıktan ziyade bizi var olmayan bir çözümümüz, haklı mazeretlerimiz (eğitim bütçesinin yetersizliği) nedeniyle şu an hayata geçiremediğimiz güçlü tedbirlerimiz varmış yanılsamasına yol açtığı için problemlidir. Biz kırk kişiyiz, birbirimizi biliriz. Söylemimiz ortada, eylemimiz ortada. Stratejik planlarımız, vizyon belgelerimiz vs. önümüzde.

Eğitim Neyi Büker

11 Eylül 2020
Geliştirmek, zenginleştirmek, artırmak, üretmek, türetmek gibi anlamlara gelen “terbiye” kelimesinin yerine eğip bükmeyi, kalıplara dökmeyi, bir varlığın şeklini bozmayı, bir şeyi çarpıtmayı ve yamultmayı çağrıştıran eğitim kelimesinin ikame edilmesinin isabetli bir veçhi dahi vardır. O da, bu kelimeyi kullanmaya başladığımızdan beri memleketimizde terbiyenin ihmal ve hatta kasten ifsat edilmiş olduğu vakıasına işaret ediyor oluşudur.

Anneler Hep Doktor Doğurmak İstedikçe

04 Eylül 2020
Elde kala kala “her annenin çocuğunun doktor olması hayali” üzerinden eleştirilerle eğitim-öğretimi anlamaya çalışmak kalır. Boş verin yahu, bırakın her anne çocuğu için “doktorluk” hayalleri kursun. Hiç olmazsa şimdilik bunu hayal etmek mümkün. Bunu hayal etmek bile hayal olunca o zaman oturur, “Şu meselenin aslını bir konuşsak iyi olur…” noktasına geliriz.

Salgın, Toplumsal Sorumluluk ve Eğitim

25 Ağustos 2020
“Topluma rağmen okul olabilir mi?” sorusu burada yeniden hatıra getirilmelidir. Okulda öğretilenlerle toplumdaki gerçeklik arasındaki uzaklık ne kadar çoksa çocuklarımızın yaşayacağı bilişsel gerilim ve öğrendiklerini gerçek durumlara kalıcı olarak transfer etme süreci o kadar geç olacaktır. Okul hayat içindir, hayata transfer edilmeyen bilgi sadece yüktür.

Yükseköğretimde Gündem, Açıköğretimde Psikoloji ve Felsefe Okumanın Felsefiliği

23 Ağustos 2020
Düzeni, düzeneği, ilişki biçimini, kitleselliği, zorunluluğu ve yukarıda sıraladığım farklılık, öteki, devlet-toplum ilişkisinin niteliği kısaca sosyal, kültürel ve ekonomik vaziyet ile adalet ve özgürlük standartlarımız vs. arasında ontolojik bir bağ kuramayan bir kavrayışın daha işin başında, ne kadar ‘felsefe’ heveslisi, taliplisi görünürse görünsün, ‘felsefi’ bakıştan, tarzdan, yaklaşımdan, düşünüşten mahrum olduğu açıktır.