Bu ana düşünceye göre, insanlar tabiat kanunları gereğince, umumiyetle iki sınıfa ayrılırlar: Aşağı sınıf (alelade insanlar) dediğimiz insanlar ki, biricik ödevleri, kendileri gibi bir takım varlıkların çoğalmasına yarayacak materyal vazifesi görmekten ibarettir. Bir de, kendi çevrelerinde yeni bir söz söylemek kabiliyet ve istidadını kendinde gören insanlar sınıfı. Tabii bu arada bir yığın da ara bölümler vardır. Ama bu iki sınıfın ayırt edici çizgileri oldukça keskindir. Birinci kısım, yani kendileri gibi varlıkların çoğalmasına materyal vazifesini görenler, yaradılışları icabı muhafazakâr insanlardır. Uysal bir yaşayış sürerler, boyun eğerek yaşamayı severler. Onlar böyle bir yaşayışta gururlarını incitecek hiçbir şey görmezler. İkinci sınıfa gelince, bunlar boyuna kanun sınırlarını aşarlar, kabiliyetlerine göre yıkıcıdırlar veya buna yatkındırlar.