Hemen hemen tüm dünyada meydanlar, kentler, anıtlar kısaca üretilen mekânlar bedeni düşünmek zorundaydı. Beden ile medeniyet birbirine sarılmalıydı. Kent, medeniyet ve beden buluşmasına en iyi örnek, Antik Yunan’dı. Zira sıcaklığın ve sıcak bedenlerin kuşattığı Antik Yunan’da su yolları ile bir nevi insan vücudunun damarları gibi dolaşım tasarlanmıştı. İnsan bedeni Antik Yunan için ilham kaynağı idi. Kan vasıtasıyla besinlerin damarlara ulaşımı gibiydi kent, medeniyet ve bedenin iletişimi… Bu sayede kentler arasında görünür birliktelik sağlanmış oluyordu. İnsanlar sürekli fiziksel temas halindeydi, bu da kent görünümünde şimdilerin tabiri ile mutluluk endeksini yükseltiyordu. Bu güçlü demokratik zeminde ironiyi keşfetmiş olan bir halk, dünya sahnesine tiyatroyu da çıkarmıştı.