DÜŞÜNCE

ABD İran ile Savaşır mı?

04 Şubat 2024
Dünyanın gözü; Amerika'nın Ürdün'de 3 askerini kaybettiği saldırıya karşılık, İran'ın vekilleri olarak bilinen güçlere düzenlediği operasyonlarda. ABD'nin Ortadoğudaki güçlerinin hedef alınması 7 Ekim sonrası Gazzeye yönelik başlayan ve  İsrail operasyonları ile tırmanışa geçmişti. "İran'ı vuralım" diyen cılız sesler duyulurken Kongre'den böyle bir yetkilendirme söz konusu değil.

Can Atalay Üzerinden Hukuksuzluğa Dönüşe Hayır!

04 Şubat 2024
Kuvvetler ayrılığının ve hukukun üstünlüğünün devre dışı bırakılması, yok sayılması, oyun oynarken taraflardan birinin oyunun kurallarını keyfine göre değiştirmesi demek. Bu yol açıldığı zaman geriye bir tek en çok korkmamız gereken şey kalır: “orman kanunu”. Kim güçlüyse onun sözünün geçtiği, kaba kuvvetten başka hiçbir belirleyicinin bulunmadığı bir distopya!

“Hayatın Kıyısında: Yaşadım, Öğrendim, Yazdım…”ın Hatırlattıkları

03 Şubat 2024
Zamanla mesele anlaşıldı: intikamcı duygularla bize kumpas kuran müfteriler, yaşandığı dönemde, normal zamanlarda kimsenin üzerinde bile durmayacağı bazı olayları, 15 Temmuz sonrası konjonktürde sanık aleyhine delile tahvil etmek kastıyla soruşturma komisyonunda Süleyman hocanın ifadesini almış; vaktiyle Eğitim Fakültesi Dekanlığı ile eğitimden sorumlu Rektör Yardımcılığı arasında yaşanmış olan doğal bir sürtüşme ya da görüş ayrılığını aleyhte delile dönüştürmeye çalışmışlardı; Süleyman hocanın kötü bir niyeti söz konusu değildi. Nitekim yargılama sürecinde şahit olarak duruşmaya katıldığında kendisine sorulan soruları rahat bir eda ile ve dürüstçe cevapladı.

Demokrasi ve Hukuk

23 Ocak 2024
Sınırsız ‘’demokrasi’’ demokrasi değildir. Özgürlüğü ve birey haklarını koruyan ve yasama ve yürütme başta olmak üzere kamu otoritelerini anayasal sınırları içinde tutan bir hukuk ve yargı sistemi olmadan doğru anlamda demokrasi var olamaz. Onun için aynı anda hem demokrasiye hem de hukuka ihtiyacımız var.

Eleştirel Düşünme ve Cehaletin Gözlerini Açmak

12 Ocak 2024
Cehaletin gözleri ne zaman açılır bilemiyoruz! Çünkü kültürel anlayışımızda birçok yanlışlar var: ‘Yetkin makamda oturanlar, her şeyin en iyisini bilirler!’ düşüncesi bunlardan birisi meselâ. Egemen anlayışa karşı farklı düşünce üretmek, ‘fitne çıkarmak ve devlete karşı gelmek’ olarak görülüyor... Hâlbuki yetkin kimseler de düşüncede yanılırlar ve herkesi yanıltabilirler... Yanılmaz olduklarına dair karizmatik lider kültü, kültür endüstrisi merkezlerinde üretilir çünkü... Toplumda bilgi yetersizliğinin verdiği öz saygı yoksunluğu, sosyal ilişkilerde aşırı hiyerarşi ve güç mesafesi doğuruyor. Bilememenin sağladığı kolaylıkla otoriter düzen, bireylere uysal olmayı öğretiyor.

Trump'ın Müzakere Yeteneği, Birliği Korumak ve İç Savaş

09 Ocak 2024
Çoğu kişi Trump'ın sözlerini saçmalık olarak gördü ve hatta ilkokul seviyesinde bulanlar olduysada bu sözler söylediği sözler bizi 1800’lerin sonuna, ABD’nin iç savaş tarihine götürdü. Trump’ın o dönem farklı kesimler ve eyaletler arasındaki fikir ayrılıklarının, kan dökülmeden önlenebileceğini söylemesi, köleliğin kalkması ve başkanlık sistemi için ödenen bedelleri bir kez daha hatırlattı.

Dünyadaki Yahudi Lobileri

07 Ocak 2024
Osmanlı'daki Yahudi lobilerinin en önemlilerinden biri, 1553 yılında kurulan Aşkenazi Cemaati’ydi. Bu cemaat, Osmanlı'daki en büyük Yahudi cemaatiydi ve önemli bir siyasi ve ekonomik güce sahipti. Aşkenazi Cemaati, Osmanlı İmparatorluğu'nun birçok şehrinde faaliyet gösteriyordu ve bu şehirlerdeki Yahudi topluluklarını temsil ediyordu. Osmanlı'daki Yahudi lobilerinin bir diğer önemli örneği ise, 16. yüzyılda kurulan Sefarad Cemaati’ydi. Bu cemaat, Osmanlı'ya İspanya ve Portekiz'den sürgün edilen Yahudilerden oluşuyordu. Sefarad Cemaati, Osmanlı İmparatorluğu'nun Akdeniz bölgelerinde önemli bir güce sahipti.

"Hilafet Bayrağı" ve Dipsiz Cehalet Üzerine

01 Ocak 2024
1 Ocak 2024 günü İstanbul'da düzenlenen "Şehitlerimize Rahmet, Filistin'e Destek, İsrail'e Lanet" mitinginin çıkışında bir vatandaş, mitingden ayrılan diğer bir vatandaşa "hilafet bayrağı" taşıdığı gerekçesiyle saldırdı. Yaşanan olay, toplumumuzun ne kadar derin bir çelişki ve akıl tutulması yaşadığını gösteriyor: